Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12773 E. 2011/5235 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12773
KARAR NO : 2011/5235
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 28.01.2009 tarihi itibariyle Kurum tarafından çıkarılan 9.615.54 TL borcun iptaliyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 3201 sayılı Yasaya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de … kapsamına tabi çalışması nedeniyle iptal edilerek 28.01.2008 tarihi itibari ile 9.615.54 TL borç çıkarılması ile ilgili Kurum işleminin iptali ile Kuruma borcu bulunmadığının tespiti istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya, 01.10.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaları, 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalılık süresi ve 25.10.1981-04.01.1984 tarihleri arasında 3201 sayılı Yasa kapamında yurt dışında geçen 692 günlük süreyi de borçlanarak 01.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 15.02.2010 tarihine kadar vergi kaydı, Oda kaydı ve Esnaf Sicil kayıtlarının devam ettiği bu nedenle Kurum tarafından yaşlılık aylığının 01.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edilerek 9.615,54 TL yersiz ödenen aylıklar nedeni ile borç çıkarıldığı, 01.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzere tekrar yaşlılık aylığı bağlandığı dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya maaş bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan, 3201 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre;”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.” 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.”hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda, davacının Türkiye’de yaşlılık aylığının bağlandığı tarih olan 01.10.2008 tarihinde var olan ve 15.02.2010 tarihine kadar devam eden vergi, Oda ve Esnaf Sicil kaydına göre 01.10.2008 tarihinden itibaren kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyette bulunduğu ve dolayısıyla sigorta kapsamında çalıştığı anlaşıldığından 01.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeni ile borç çıkarılması ve bağımsız çalışmasının sona erdiği 15.02.2010 tarihini takip eden ay başı olan 01.03.2010 tarihinden itibaren tekrar yaşılık aylığı bağlanması ile ilgili Kurum işlemi doğru olduğundan mahkemece istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.06.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.