Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12802 E. 2011/123 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12802
KARAR NO : 2011/123
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının vergi kaydının 10.04.2005 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının vergi kaydının sona erdiği 10.4.2005 tarihinde sona erdiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının limited şirket ortaklığı nedeniyle oluşan vergi kaydının sona erdiği 10.4.2005 tarihinde … sigortalılığının sona erdiğinin tesbiti ile aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının … Ltd. Şti. ortaklığı nedeniyle 25.12.1996 tarihinden beri vergi kaydının devam ettiği, şirketin vergi kaydının vergi dairesince resen 10.4.2005 tarihinde sona erdirildiği, davacının 25.12.1996 tarihinden 5.11.2008 tarihi kadar Ticaret Odasına kayıtlı olduğu, 4.11.2008 tarihli noter sözleşmesi ile şirket hissesini devrettiğine dair Ortaklar Kurulu kararının 18.11.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, 6.9.2001 tarihli giriş bildirgesine göre limited şirket ortaklığı nedeniyle 4.10.2000 tarihinden itibaren … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı , ödediği primlerin 4.10.2000-31.12.2005 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığının Kurumca bildirildiği, davacının hizmet cetveline göre 2.9.2003 tarihinden beri 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmasının kesintisiz olarak devam ettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının limited şirket ortaklığının devam etmesine rağmen şirket ortaklığı nedeniyle oluşan vergi kaydının sona ermesi durumda … sigortalılığının vergi kaydının silindiği tarihte sona erip ermeyeceği noktasında toplanmaktadır
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
1479 sayılı Yasa’nın 24/I-d maddesine göre, limited şirketlerin ortakları zorunlu … sigortalısı sayılır. Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihlerini düzenleyen aynı Yasanın 25/c maddesi hükmü gereğince ise, şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıkları sona ermektedir.
Somut olayda davacının şirket ortaklığı ve buna bağlı olarak Ticaret Odası kaydı devam ettiğinden, vergi kaydının silindiğinden bahisle 4.10.2005 tarihinde … sigortalılığının sona erdirilmesi isabetsiz olmuştur.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.