Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13014 E. 2012/11567 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13014
KARAR NO : 2012/11567
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davalı kurumca, eksik işçilik bildirimi nedeniyle tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammının tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirketin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Kara Yolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü’nden Keşan asfalt, platina ocak taşından kırılmış ve elenmiş BSK Agregası teminini ve nakli işinin ihale ile aldığı, işyerinin denetimine ilişkin 13.02.2009 gün 105862/A.İ.R/19 sayılı Müfettiş Raporunda işin asgari işçilik yönünden değerlendirilmesinin yapıldığı, rapora göre; toplam istihkak tutarının 2.012,598.87 YTL olduğu, malzemeli işçilik faturaları toplamının 761.172,60 YTL olmasına karşın 8 nolu son hak ediş özetinde ihale makamı tarafından nakliye hizmetleri için 648.028,35 YTL ödendiği, değerlendirmede fatura toplamı dikkate alınmayıp nakliye için belirlenen istihkak toplamı olan 648.028,35 YTL’nin dikkate alındığı, nakliye hizmetleri için ihale makamınca ödenen 648.028,35 YTL’nin toplam istihkaktan düşüldüğünde 1.364.570,53 YTL’ye işverenin itirazda bulunmasına karşı SGK Başkanlığı Sigorta Primi Daire Başkanlığı tarafından belirlenen %11 işçilik oranının uygulandığı ve kuruma beyan edilmesi gereken işçilik toplamının 150.103,033 YTL olduğu, işverenin işyeri dosyasından 63.105,59 YTL işçilik bildiriminde bulunulduğundan 86.997,44 TL eksik bildirimde bulunulduğunun tespit edildiği, raporun sonuç kısmında Kuruma eksik beyan edilen 86.997,44 YTL’nin 2006/6. aya mal edilerek primlerin 506 S.Y.nın 80. maddesine göre gecikme zamları ile birlikte tahsil edilmesi gerektiğinin bildirildiği, rapora istinaden ihale sonucu ödenen istihkak miktarı üzerinden Kuruma eksik işçilik bildirildiğinin tespiti üzerine davacıya 2009/12389 takip sayılı dosyadan 3.9.2009 tarih ve 11459215 sayılı ödeme emri düzenlendiği, süresinde bu davanın açıldığı tartışmasızdır.
Uyuşmazlık davaya konu iş nedeniyle değerlendirmeye esas hak ediş tutarının belirlenmesi sırasında işin yürütümü için bildirilmesi gerekin asgari işçilik oranının ne olacağı, yalnızca malzeme ve yalnızca işçilik faturalarının toplam hak ediş tutarından indirilip indirilmeyeceği, giderek ihale konusu iş nedeniyle davacı şirketin Kuruma eksik işçilik bildirimi olup olmadığı varsa miktarının ne olduğunun tespitine ilişkindir.
Somut olayda, hükme esas alınan müfettiş raporunda asgari işçilik oranının % 11 olduğu belirtilmiş ise de davacı bu oranın % 4 olduğunu iddia etmektedir. Kurumun asgari işçilik oranını belirleyen kararındaki saptamaların da hangi nedenlerle yerinde olduğu mahkemece açıklanmamıştır.

Yapılacak iş,yapılan işle ilgili ihale evrak ve eklerini, işe dayanak olan davacı şirketin defter ve belgeleri ile işin yapıldığı tarihe göre SGK Sigorta Primleri Daire Başkanlığından asgari işçilik oranının tespitine esas tüm belge ve bilgileri getirterek dava konusu işle ilgili asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu bilirkişi ve ilgili meslek odasından inşaat mühendislerinin listesi istenerek bu kişiler arasından iki bilirkişi seçmek suretiyle oluşturulacak üç kişilik heyet ile mahallinde inceleme yapmak suretiyle gerçek biçimde işçilik oranını saptamak bilirkişiler tarafından işçilik oranının Kurumca belirlenen % 11 oranından farklı olması halinde bunun gerekçe ve dayanaklarını bilirkişilere açıklattırmak, bilirkişi raporunu dosyadaki belgelerlede karşılaştırarak sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.