YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13164
KARAR NO : 2011/927
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, hizmet tesbiti talebinin kabulüne,… sigortalılığın hesaplanarak emeklilik hizmet süresinin belirlenmesine ve emeklilik hakkından yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalısı olduğu sürelerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 01.02.1990-04.03.1996, 01.05.1996-30.07.1996, 06.09.1996-28.09.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve …’lu çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 30.01.1987 tarihinde ilk defa 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği,31.10.1989 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışması nedeniyle terkin edildiği, 01.11.1989-31.01.1990 tarihleri arasındaki 90 gün, 1996 yılında kesintili olarak 96 gün 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli çalışmalarının bulunduğu,17.08.1998 tarihinde ziraat odasına kayıt olduğu, kaydının devam ettiği, başkaca tarım kooperatif kaydının bulunmadığı,tarım arazisinin olup olmadığının araştırılmadığı,1998,2001,2002,yıllarında prim ödemelerinde bulunduğu ,zabıta araştırması ve Muhtar beyanı ile tarımsal faaliyetin doğrulandığı ,27.09.2002 tarihinde başlayıp devam eden 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi kısa süreli çalışmaların bulunması halinde sigortalının tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin kabul edilmesi gerekirsede kısa süreli çalışmanın sona ermesinden sonra sigortalılık iradesinin açıkça ortaya konulması şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerekir. Bunun içinde 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde ve tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan kayıt, bilgi ve bulgular davacı adına mevcut olmalı bu kayıtlar uyuşmazlık sürecinde devam etmeli, sigortalılık iradesini gösteren prim ödemeleri veya kesintileri bulunmalıdır.
Somut olayda davacının zirai taşınmazının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar süredir davacının mülkiyet ve zilyetliğinde bulunduğunun araştırılmadığı, davacının … dosyalarının getirtilmediği anlaşılmış olup eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de tesbitine karar verilen dönemlerin 05.09.1996 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışma süresi ve 27.09.2002 tarihinde başlayıp devam eden 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olunan günler ile çakışacak şekilde hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 2926 sayılı Yasa ve 1479 sayılı Yasa’ya tabi … dosyalarını getirtmek,Ziraat Odasından,tapudan,zirai taşınmazının bulunup bulunmadığını var ise ne kadar zamandır davacının mülkiyet ve zilyetliğinde bulunduğunu Belediye Emlak Dairesi Başkanlığından zirai arazi vergi mükellefi olup olmadığını araştırmak,varsa belgelerini getirtmek,tarımsal faaliyet saptanırsa davacının 1479 sayılı Yasa ve 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık sürelerini dikkate alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.