Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13215 E. 2011/5525 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13215
KARAR NO : 2011/5525
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı sürekli iş göremezlik gelirinden % 50 oranında kesinti yapılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, bağlanan gelirin hak ediş tarihinden itibaren kesintisiz olarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve bozma kararına uygun karar verilmesine göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davalı Kurumca davacıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin 506 sayılı Yasa’nın 111.maddesi gereğince % 50 eksiltilerek ödenmesine ilişkin işleminin iptali ve bağlanan gelirin hak ediş tarihinden itibaren kesintisiz olarak ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemenin 03.04.2009 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüyle, davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinden % 50 oranında kesinti yapılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacıya bağlanan gelirden 1/3 oranında kesinti yapılarak 1.10.2008 tarihi itibariyle fazla yapılan kesintilerin davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazla talebin reddine, 575,00 TL.avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 575,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizin 24.5.2010 tarihli kararı ile “gerek olay gerek sürekli iş göremezlik geliri bağlama gerekse 26.6.2007 olan dava tarihi itibariyle davalı Kurumun işlemi yürürlükte bulanan yasal düzenlemeye uygun olup dava açılmasına davalı Kurum sebebiyet vermediğinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme sonucu davalı Kurumun davacıya avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin bir kısmını ödemekle sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırı” olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyulması üzerine yapılan yargılama sonucunda 02.11.2010 tarihli karar ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının sürekli iş göremezlik gelirinden % 50 oranında kesinti yapılması yönündeki kurum işleminin iptali ile davacıya bağlanan gelirden 1/3 oranında kesinti yapılarak 01.10.2008 tarihi itibarıyla fazla yapılan kesintilerin davacıya ödenmesi gerektiğinin tesbitine, fazla talebin reddine, avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 24.5.2010 tarihli bozma kararında ifade edilen hukuksal nedenler doğrultusunda davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi yerindedir. Ancak, 03.04.2009 tarihli kararda davanın kısmen reddi Nedeniyle davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmiş olup, bu yönde bozma kararı bulunmadığından, avukatlık ücreti yönünden davalı Kurum yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan davalı Kurum yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına (4.) bendinin silinerek yerine,
“Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 13.06.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.