Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13268 E. 2012/10425 K. 07.06.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:29
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13268
KARAR NO : 2012/10425
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/08/1991-31/12/1993 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 01.08.1991-31.12.1993 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı işverenin tasfiye kararının 23.8.1994 tarihinde Ticaret Sicilinde tescil edildiğini davadan önce tüzel kişiliği sona ermiş davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi uyarınca açılan işverence Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tesbitine ilişkin davalarda, davalı ... ile birlikte sigortalıyı çalıştırdığı ileri sürülen işverene husumetin yöneltilmesi yasal zorunluluktur.
İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 9.3.2010 tarihli yazısından davalı Kooparatifin son tescilinin 23.8.1994 tarihinde yapıldığı kooparatifin tasfiyesine karar verildiği bildirilmiştir.Yazı içeriğinden tasfiyenin tamamlanıp tamamlanmadığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, ticaret sicilinden kooperatifin tasfiyesinin tamamlanarak kaydının silinip silinmediği araştırılarak, tüzel kişiliğin devam ettiğinin tesbiti halinde işveren kooperatife husumet yöneltilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.Kooperatifin Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olduğunun anlaşılması halinde ise, Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/10-1 Esas, 1999/1 Karar sayılı 27.01.1999 günlü kararında açıklandığı gibi, Mahkemece Tüzel kişiliği sona eren kooperatifin tüzel kişiliğinin sona ermesine ilişkin kararın kaldırarak, kooperatifin ihyası için tasfiye memurları ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HUMK’nun 39 ve 40. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmesi ve bu dava açıldığı takdirde alınacak sonuca göre bu davaya devam edebilme olanağı doğduğu takdirde tüzel kişiliğe tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.