YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13289
KARAR NO : 2012/10038
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisinin 31/12/2011 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle, tespiti yapılan süreye ait prim ve gecikme faizi borcunun ve eksik kalan süre olması halinde askerlik borçlanması tutarının yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanarak faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 4.3.1999 tarihinde ölen eşinin ilk prim kesintisini takip eden aybaşından ölüm tarihine kadar olan sürede tarım-bağkur sigortalısı olduğunun ve ayrıca vefat tarihi itibariyle 3 yıl hizmet süresi yeterli olduğundan, tespiti yapılan süreye ait prim ve gecikme faizi borcunun ve eksik kalan süre olması halinde kısmi askerlik borçlanması tutarlarının yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanarak, faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 2.11.2010 tarihli celsede verilen kısa kararda davanın kabulüne, davacının murisi olan … tarım bağkur sicil numaralı …in ilk … prim kesintisinin yapıldığı 17/05/1994 tarihini takip eden ay başı olan 01/06/1994 tarihinden 31/12/1994 tarihine kadar olan sürede ve ayrıca sonraki ilk kesintinin yapıldığı 20/04/1996 tarihini takip eden ay başı olan 01/05/1996 tarihinden ölüm tarihi olan 04/03/1999 tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı yasa kapsamında … tarım sigortalısı olduğunun tespitine, davacıya murisinin 2926 sayılı kanun kapsamında mahkememizce belirlenen ve 3 yılı aşan sigortalılık sürelerine dayanarak davalı kurum tarafından ve prim borcunun yatırıldığı 08/06/2010 tarihini takip eden ay başı olan 01/07/2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, harcı yatırılarak istenmiş bir ölüm aylığı tutarı bulunmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş ancak gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm bölümünde ise başka bi dava dosyasının gerekçe ve hükmü açıklanmıştır.
HUMK’nun 388/3. maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep gösterilmelidir. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği hususu bir Anayasa emridir, kararın gerekçesiz olması mutlak bir temyiz (bozma) sebebidir. Çünkü gerekçe hakimin tesbit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Hakim gerekçe sayesinde verdiği hükmün hukuka uygun olup olmadığını yani kendi kendini denetler. Yargıtay’da bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir.
Dava dosyasındaki karar, iki tarafın iddia ve savunmaları kapsamında mahkemenin kısmen kabulüne dayanak teşkil eden delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermediğinden HMK’nun 297/1-c,ç maddesine aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.