YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13338
KARAR NO : 2011/931
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.10.2008 tarihinden sonra tarım … sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.2008 tarihinden sonra 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.10.2008-23.07.2009 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ; 11.04.1996-27.08.2009 tarihleri arasında Ziraat Odasına, 29.03.2001 tarihinden itibaren Pancar Ekicileri Kooperatifine kayıtlı olduğu, davaya konu dönem içinde 11.11.2008-30.11.2008 tarihleri arasında 20 gün ve 31.01.2009-30.05.2010 tarihleri arasında 481 gün 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmalarının bulunduğu, 01.05.1997-30.09.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olarak tescilinin bulunduğu, 01.10.2008 tarihinde 5510 sayılı Yasanın 8 maddesi uyarınca Tarım … sigortalısı olarak yeniden tescili yapılarak 23.07.2009 tarihinde sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 4/b-4 maddesinde bu ilke aynen benimsenerek tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları 5510 sayılı Yasanın 92. maddesinde kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık sigortalısı olmasının zorunlu olduğu, bu Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan hükümlerin geçersiz olduğu bildirilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez.
Öte yandan 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 4/b-4 maddesi ile “tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını”, 5510 sayılı Yasa’nın 6/i maddesi “Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin bu kanunun kısa ve uzun madeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılmayacağı”, 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi ” tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği” 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği” ve 17.4.2008 tarihli 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasanın 33 maddesi ile değiştirilen 5510 sayılı Yasanın” sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53/1 maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı bildirimiştir.
Uyuşmazlık 01.10.2008-23.07.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 8/2 maddesi uyarınca Ziraat Odası ve Pancar Ekicileri kooperatifi kaydı bulunan davacının tarımsal faaliyeti nedeni ile tescil edildikten sonra bu tarihler arasında 5510 sayılı Yasanın 4-a bendi kapsamındaki çalışmalarının geçerli sayılıp sayılmayacağı ve yine bu tarihler arasında 5510 Sayılı Yasanın 4/b-4 maddesi kapsamında tarımsal faaliyeti nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
5510 Sayılı Yasanın 53/1 maddesinde 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 33. maddesi ile yapılan değişiklikle ilk önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanınacağı açıkca düzenlendiğinden mahkemece davacının 1.10.2008-23.7.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden önceden başlayan sigortalılık Tarım … sigortalılığı olduğu ve somut olaya 2926 sayılı Yasanın 6/b maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı halde davacının 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetlerinin sona erip ermediği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girip girmediği ile ilgili araştırma yapılmadan Tarım … sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; 1.10.2008-23.7.2009 tarihleri arasındaki süre yönünden 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi uyarınca kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, sigortalılığı sona erdiren haller olarak sayılan; tarımsal faaliyetlerinin sona erip ermediğini araştırmak, tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin anlaşılması halinde Vergi Dairesinden zirai gelirini sormak, vergi kaydı yok ise sahip olduğu tapulu ve tapusuz zirai taşınmazlarının miktarı Ziraat Odasından, sahip olduğu küçükbaş ve büyükbaş hayvan sayısı İlçe Veteriner Müdürlüğünden sorularak belirlenip uzman bir bilirkişiden rapor alınarak daavacının bu dönemde her yıl elde edeceği zirai net geliri belirlenerek yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olup olmadığını tespit ettirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme ve eksik araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.