YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13487
KARAR NO : 2012/7213
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 30.6.1995 tarihinde meydana gelen trafik – iş kazasında sağ femur orta diafraz kırığı sağ tibia distal diafiz parçalı kırığı sol ayak kuneiform kırığı sağ femur açık kırığı nedeniyle % 81 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İş kazasına uğrayan işçinin … Üniversitesi Ortopedi Kliniğinin 30.6.1995 giriş ve 14.8.1995çıkış tarihli epikrizinde davacıda oluşan kırıklar sebebiyle 14.8.1995 tarihinde tedaviye devam notunun bulunduğu T.C.D.D. … Hastanesinin 22.11.1995 giriş 7.12.1995 çıkı tarihli müşahade evraklarından femur plak çıkarılması eksternal fiksatör takılması operasyonu yapıldığı netromyen 2×1 başlanıldığı 8.12.2004 tarihine kadar kullanıma devam edildiği davacının 1995-2004 tarihleri arasında … üniversitesi, T.C.D.D … Hastanesi,… Üniversitesi Tıp Fakultesi,SSK … hastanesinde çeşitli tarihlerde tedavi olduğu SS.Yüksek Sağlık Kurulunun 27.11.2001 tarih ve 77/3295 sayılı kararında sürekli iş göremezlik oranının %70 olarak belirlendiği Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 28.7.2003 tarih ve 4947 sayılı mütalaasında sürekli iş göremezlik oranının %26 belirlendiği bu maluliyetin ortaya çıkışında davacının kusurunun bulunmadığı, aynı kurulun 19.3.2004 tarih ve 1039 sayılı mütalaasında ise kırık bölgesinde kallus yetersizliği osteomyeletik değişim nedeniyle sürekli iş göremezlik oranın %32 olarak belirlendiği, ancak davacıda akıntılı uzun kemik osteomyeleti ve ayak bilek hareketlerindeki eklem hareketlerini kaybı şikayetinin devam ettiği, … … Hastanesi Nöroloji Kliniklerinde ve … Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tedavisine devam edildiği son olarak Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 30.1.2007 tarih ve 564 sayılı mütallasında sağ alt ekstremite ileri derecede atrofik, ayakta ekinizm ödem plantar bölge ve parmaklarda trofik ülserasyonlar, sağ kalçada aktif hareketlerin ileri derecede kısıtlılığı sağ diz hareketlerinin kısıtlı olduğu 3.4.2006 tarihli muayene bulgularına göre klinik olarak arızasının kalça dezartilikasyonununa eşdeğer kabul edilmesi gerektiği belirtilerek E çetveline göre sürekli iş göremezlik oranının %81 olduğu Adli Tıp Genel Kurulunun 24.5.2007 tarih ve 230 sayılı kararı ile de E çetveline göre %81 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 30.6.1995 tarihinde iş kazası geçirdiği ve tedavisinin halen devam ettiği 1.4.1996 tarihinde … 6. İş Mahkemesinin 1998/807 E sayılı dava dosyası ile işveren aleyhine fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.00 TL maddi ve 150.00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu 30.6.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerini artırarak manevi tazminat istemini 10.000 TL ‘ye tedavi gideri ve yol masrafları dahil maddi tazminat istemini de 10.000 TL ‘ye yükselttiği yapılan yargılama sonucunda davacının %81 oranında maluliyeti kabul edilerek davacının maluliyete bağlı karşılanmamış maddi kaybının 44.620.38 TL olduğu tespit edilerek talep edilen 9.000.00 TL maddi tazminat ile 150.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş iş bu karar Dairemizin 13.7.2009 gün ve 2009/11555 E,2009/11093 K sayılı kararı ile onanmıştır.Davacı eldeki bu dava ile karşılanmayan 35.620.00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemektedir.Dava edilen miktarla ilgili olarak davalı tarafça süresinde zaman aşımı def’i inde bulunulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık bu tür davalarda B.K.’nun 125. maddesi gereğince uygulanmakta olan 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda değişen ve gelişen bir durum söz konusu olup davacıya SGK 18.12.1999 tarihli gelir bağlama kararına göre %70 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlanmasına rağmen Adli Tıp Genel Kurulunun 24.5.2007 tarihli raporuna göre sürekli iş göremezlik oranın gelişen durumla birlikte %81 olarak belirlendiği ortadadır.
Hal böyle olunca, Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir.Zaman aşımı başlangıcının bu durumda sürekli iş göremezlik oranın kesinleştiği Adli Tıp Genel Kurulunun rapor tarihi olan 24.5.2007 kabulü gerektiğinden davanın açılış tarihi itibariyle BK 125.maddesinde öngörülen 10 yıllık zaman aşımı dolmadığından … 6.İş Mahkemesinin 1996/807 E sayılı kısmi dava dosyasında kesinleşen ve bu dosyada hüküm altına alınmayan 35.620.50 TL tazminatın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.