Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13506 E. 2011/211 K. 19.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13506
KARAR NO : 2011/211
KARAR TARİHİ : 19.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVALILAR : 1-SOSYAL GÜVENLİK KURUMU vek.Av. …
2-İSMAİL … vek.Av. …

Davacı, davalı işveren nezdinde 1987-2003 yılları arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı, 1987-2003 yılları arasında, davalı … ait çiftlik işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemişdir.
Mahkemece, Dava dilekçesi ve dosya içindeki davacı beyanları dikkate alındığında, davacının Fidanlık yolu Üç kuyular caddesindeki … Besi çiftliği işyerinde, çiftliğin … A.Ş.’ne devredilmeden önce davalı … in işlettiği dönemdeki çalışmalarının tespitini istediği açıkça anlaşıldığından, davacının … A.Ş. işyerinde çalışma tesbiti istediği yönündeki hatalı yorum ile davanın husumetten reddi yanlıştır
Davanın yasal dayanağını oluşturan dava tarihindeki 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi ile halen 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı adına 31.12.1996 tarihine kadar dava dışı başka işyerlerinden kısmi çalışma bildirimi olup davalı işyerinden yoktur. Bu nedenle 01.01.1997 tarihinden öncesi dönemin hak düşürücü süreden reddi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacının tespitini istediği ve eksik incelemeye konu olan 01.01.1997-2003 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin, davacının çalışmasının geçtiği davalı çiftlik işyerini belirleyip, gerekirse mahallinde keşif yapılarak bizzat davacı tarafından göstermesi sağlanıp, bu işyerinin tapu kaydının kime ait olduğu,işyerinde ne zamandır çiftlik faaliyetinin olduğu, bu faaliyet ne zamandır davalı … tarafından yapıldığı, ne zaman davalı faaliyetinin sona erdiği, buradan dönem bordrolarında işverenin kayıtlarına geçmiş bu dönemin tamamında sürekli çalışan bordro tanığı, bulunamadığında bu dönemler için iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken, işverenleri tarafından Kuruma sürekli çalıştığı bildirilen komşu işyerleri çalışanları veya işverenleri gibi kişilerin, bulunamadığında zabıtaca resen tesbit edilen tanıkların bilgilerine başvurmak,
çalışma ile ilgili mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, davacının çalışmalarının nerede ne şekilde geçtiği konusunda açık ve yeterli bilgileri almak, önceden dinlenen tanıkların yukarıda belirtildiği vasıfta kayıtlı tanıklar olması halinde bunların dahi beyanlarını dikkate almak ve tüm deliller toplandıktan sonra bir arada değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.