Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13515 E. 2011/2238 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13515
KARAR NO : 2011/2238
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.1.1986-31.5.2009 tarihleri arasında SSK sigortalılığı dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve 6.5.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, bağlanacak aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.01.1986 ile 31.05.2009 tarihleri arasında 506 sayılı yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmaları dışında 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun ve 06.05.2009 tahsis talebine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının ve hak kazanılan aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece: 7826606481 … sicil nolu davacının 01.06.1996 – 31.10.1997 tarihleri arasında geçen 506 sayılı yasa kapsamındaki toplam 255 günlük hizmet süreleri dışlanarak 01.01.1986 – 31.05.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki davalı Kurum işleminin İPTALİNE
Davacıya 06.05.2009 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2009 tarihi itibariyle davalı kurumca yaşlılık aylığı bağlanarak bağlanacak aylıkların her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 506 sayılı Yasa kapsamında kalan kısa süreli çalışmaların dışlanmak suretiyle 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun kabulü ve yasal koşullar oluştuğundan 01.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine ilişkin mahkeme kararı isabetlidir. Ancak birikmiş aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline ilişkin karar hatalı olmuştur.
Her şeyden önce bir para alacağına faiz yürütülebilmesi için miktarı açıklanmış, harcı yatırılmış bir alacak talebi, diğer bir deyişle usulüne uygun olarak açılmış bir alacak davası mevcut olmalıdır. Somut olayda böyle bir dava söz konusu değildir. Öte yandan bir para borcunun miktarı kesin olarak belli değilse ya da ancak inceleme sonucu belirlenebilecek durumdaysa böyle bir para alacağına faiz yürütülemez. Kaldı ki her bir aylık farklı tarihte ödeneceğinden faiz başlangıç tarihinin tespitinde bu tarihlerin infazda tereddüde yol açmayacak şekilde ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. Hal böyle olunca da mahkeme kararının bu yönüyle HUMK’nun 389. maddesine aykırı olduğu açık ve seçiktir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı bulunan “Davacıya 06.05.2009 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2009 tarihi itibariyle davalı kurumca yaşlılık aylığı bağlanarak bağlanacak aylıkların her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE” sözcüklerinin silinmesine.
Yerine; “Davacıya 06.05.2009 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2009 tarihi itibariyle davalı Kurumca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin TESPİTİNE” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.