YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1367
KARAR NO : 2011/1486
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kurum’a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere “üst düzey yönetici” kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesine göre Anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerinin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerince tahsil edileceği bildirilmişse de 506 sayılı Yasa 6183 sayılı Yasa’ya nazaran özel bir yasa olup uygulanma önceliğine sahiptir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 16/05/2005-16/05/2008 tarihleri arasında … İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğu, 2006/12422 ve 12423 sayılı ödeme emirlerine konu 2005/9-2006/9.aylarına ait prim ve işsizlik sigortası primi borçlarının Tuğra İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı olması nedeniyle davacıdan istendiği, prim ve işsizlik sigortası priminin doğduğu dönemlerde yönetim kurulu başkanı olan davacının 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesine göre prim borçlarından işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması nedeniyle 2006/12422 ve 12423 sayılı ödeme emirlerinin iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de 2006/12398 ve 2006/12399 sayılı ödeme emirlerine konu prim ve işsizlik sigortası primi borçlarının … Bisküvi ve Gıda San.A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle davacıdan talep edilmesi nedeniyle davacının bu şirketin yönetim kurulu başkanı veya üst düzey yöneticisi olup olmadığı ve görev süresi araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yapılacak iş; 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesine göre davacının … Bisküvi ve Gıda San.A.Ş.’de primlerin ödenmesinde işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasını gerektiren yönetim kurulu başkanı, üst düzey yönetici veya yetkili olup olmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
M/O.