YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13678
KARAR NO : 2012/10362
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1984 yılında 90 gün, 1985 yılında 90 gün, 1986 yılında 90 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının Ocak ve Mart ayları arası 1984, 1985 ve 1986 yıllarında 90’ar gün süreyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 1984, 1985 ve 1986 yıllarında 45 ‘er gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
HMK 297/2. (HUMK 388/son) maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Öte yandan Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına işe giriş bildirgesinin 10/03/1986 tarihinde verildiği, 1986/2. döneme ait dönem bordrosunun mevcut olduğu ancak davacının kayıtlı olmadığı, davacının çalışmalarıyla ilgili Kuruma bildirimde bulunulmadığı, bordro ve davacı tanıklarının fiili çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının işe giriş bildirgesi verilmeyen yıllar ile ilgili hak düşürücü sürenin geçtiğinin gözetilmesi ve davacının diğer çalışmalarına ait sürelerin ise, hükmün infazında hiç bir tereddüde yer vermeyecek şekilde hükümde gösterilerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.