Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13703 E. 2012/13267 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13703
KARAR NO : 2012/13267
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/07/2006-30/05/2009 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SGK’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 01/07/2006 – 30/05/2009 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı prim ödemesine rağmen, evlilik toptan ödemesi aldıktan sonra sigortalı çalışması bulunmaması nedeniyle iyi niyet kuralına aykırı olarak isteğe bağlı ödemeleri geçersiz sayan kurum işleminin iptalini, 01/07/2006 – 30/05/2009 tarihleri arasında ödediği isteğe bağlı primlerin sigortalılıktan sayılmasına, 26/06/2009 tarihli tahsis talebine istinaden 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın ek 1.maddesi uyarınca, evlilik nedeniyle işinden ayrılan kadın sigortalıya kendisinin ve işverenlerinin ödediği primlerin yarısı, yazılı talebi üzerine, toptan ödeme şeklinde verilir. Bu durumda kadın sigortalının hizmeti sona erer. Daha sonra tekrar 506 sayılı Kanun’a tabi bir işe girmesi halinde, almış olduğu primleri faizi ile birlikte geri öderse, eski hizmeti ihya edilmiş olur. Diğer bir anlatımla eski hizmetin ihyası için yasal koşul, tekrar 506 sayılı Kanun’a tabi bir işe girmiş olmaktır. İhya edilmeyen eski hizmetler ise sigortalılık süresinden sayılmaz. Somut olayda, davacının 12/10/1971- 05/02/1978 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu, 29/12/1977 tarihinde evlendiği, 27/09/1978 tarihinde evlilik nedeniyle toplu ödeme talebinde bulunduğu ve primlerinin toplu olarak kendisine ödendiği, davacının 24/11/1995 tarihinde toplu ödediği paraları iade için dilekçe verdiği, ancak sonuçlandığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, davacının iki çocuğu için 400 gün doğum borçlanması talebinin kabul edilerek, bedelinin 28/06/2009 tarihinde tahsil edildiği, 26/06/2009 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, evlenme toptan ödemesini aldıktan sonra sigortalı çalışması olmadığından , 01/07/2006 – 30/05/2009 tarihleri arasında ödediği isteğe bağlı primlerin geçersiz sayılması ve 3600 gün şartını doldurmamış olması nedeniyle talebinin reddedildiği görülmektedir. Davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak önceden tescil edilmiş olduğu ve 01/07/2006 – 30/05/2009 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı primlerini düzenli ödediği dikkate alındığında mahkemece, davacının 01/07/2006 – 30/05/2009 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun kabul edilmesi yerindedir.Ancak 506 sayılı Yasa’nın ek 1.maddesi uyarınca davacının, evlenme toptan ödemesini aldıktan sonra 506 sayılı Kanun’a tabi çalışması olmadığından, 12/10/1971- 05/02/1978 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı hizmetini ihya etmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş; yukarıdaki yasal düzenleme doğrultusunda davacının 12/10/1971- 05/02/1978 tarihleri arasındaki hizmet süresini, evlilik toptan ödemesini aldıktan sonra 506 sayılı Yasa’ya tabi bir işe girmemiş olması nedeniyle ihya edemeyeceğini, böylece bu hizmet süresinin sigortalılık süresinden sayılamayacağını, ancak primlerini düzenli ödediği 01/07/2006 – 30/05/2009 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılık süresinin geçerli olduğunu kabul ederek, yaşlılık aylığı koşullarını bu duruma göre değerlendirmek suretiyle bir karar vermekten ibarettir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK’nun vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.