Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13940 E. 2012/11881 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13940
KARAR NO : 2012/11881
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının geç ödenmesi nedeniyle faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01.02.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği halde, davacıya aylıklarının 26.10.2009 tarihinde ödenmesi nedeniyle, aylığın hak ediş tarihi ile ödeme tarihi arasında ay be ay işleyen faizin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece aylığın başlatılması gereken tarihten ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizin ay be ay hesaplandığı bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili tarafından yapılan hesaplama esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının kuruma yapmış olduğu 05.01.2006 tarihli tahsis başvurusunun, 20.10.1982-10.03.1989 tarihleri arasında vergi, meslek odası ve esnaf sicil kaydının bulunmaması nedeni ile zorunlu sigortalı sayılmadığı gerekçesi ile bu tarihler arasındaki hizmetlerinin iptal edildiği ve bu duruma göre de sigortalılık süresi yetmediğinden talebinin reddedildiği, kurum işleminin iptali için açılan davanın23.03.2009 tarihinde sonuçlandığı ve kararda davacının 01.02.2006 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiği ve kararın 06.07.2009 tarihinde kesinleştiği, karara istinaden Kurumca 01.02.2006 tarihinden itibaren birikmiş aylıklarının 26.10.2009 tarihinde toplu olarak bankaya gönderilip faizsiz olarak ödendiği, davacının parayı alırken “fazlaya dair faiz talep etme hakkım saklı kalmak kaydı ile birikmiş maaşlarımı alıyorum” şeklinde ihtirazi kayıt ileri sürdüğü ve bu beyanla faiz alacağı hakkını saklı tuttuğu anlaşılmaktadır.
Davacının 05.01.2006 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve hak edilen aylıkların 26.10.2009 tarihinde ödendiği, faiz alacağına ilişkin davanın ise asıl alacak ödendikten sonra, 04.11.2009 tarihinde açıldığı uyuşmazlık konusu değildir.

Uyuşmazlık, kurumun yaşlılık aylığını geç ödemesinden kaynaklanan faiz yükümünün hangi tarihte başladığına ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 65. Maddesi olup anılan maddede “Kurumun malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildireceği” düzenlenmiştir. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu süre göz ardı edilerek 05.01.2006 tarihli tahsis talebine göre birikmiş aylıklara 01.03.2006 tarihinden itibaren faiz hesaplandığı anlaşılmaktadır. Kurumun yaşlılık aylığını bağlayabilmesi için işlem yapması gereken yasal sürenin faiz hesabına dahil edilmesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle faiz başlangıcının hatalı belirlendiği bilirkişi raporuna göre davacı vekili tarafından hesaplanan ve denetime elverişli olmayan hesap dikkate alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.