Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13987 E. 2012/11890 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13987
KARAR NO : 2012/11890
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle yasal faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı, ilam ile yeniden bağlanan yaşlılık aylığının talebine rağmen yasal faizi ile birlikte ödenmemesi nedeniyle yaşlılık aylığına işlemiş faizi olan maddi zararından yasal faiz oranında 3.000-TL’sinin davalı Kurumdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, kesinleşen karar uyarınca 01/09/2004 tarihinden itibaren aylığının bağlanmasını istediği, davalı Kurumca 3 aylık makul süre içerisinde 18/03/2009 tarihinde birikmiş aylıklarının ödendiği, mahkeme kararında faiz ödenmesine ilişkin hüküm de olmadığı, maddi tazminat talebinin yasal koşullarının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… İş Mahkemesinin 2005/58 E., 2007/233 K. Sayılı, 23/10/2008 tarihi itibariyle onanmakla kesinleşen ilamına istinaden 19/04/2009 tarih itibariyle davacıya birikmiş aylıklarının banka hesabına ödendiği, davacının 09/01/2009 tarihi itibariyle Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçesi ile Kurumca ödeme yapılmadan önce aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini istediği, böylece davacının faize ilişkin hakkını saklı tuttuğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu ilamda her ne kadar aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin bir hüküm yok ise de, Kurumca aylıkların belirli tarihlerde ödenmesi gerektiğinden Borçlar Kanunu’nun 101/2 nci madde hükmüne göre Kurum temerrüde düşmüş sayılmalıdır. Emsal Daire kararları da bu doğrultudadır.
506 sayılı Yasanın 116 ncı madde hükmü ile talebi üzerine sigortalıya bağlanacak aylığın gecikmeksizin bağlanmasını temine yönelik olmak üzere Kuruma en çok üç aylık bir süre tanınmaktadır. Dosyamızda; Kurumca 01/09/2004 tarihi itibariyle yeniden bağlanması gereken aylığın 5 yıla yakın bir süre sonra ilam hükmüne istinaden ödendiği anlaşılmakta, davacının alacağını geç almaktan dolayı zarara uğrama durumu söz konusu olup, faiz alacağına karşılık belirli bir miktar paranın tahsilini istemektedir. O halde faiz alacağına ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi yasal olmayıp kararın bozulmasını gerektirir.
O halde davacının temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın 21/06/2012 tarihinde oybirliği ile BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine karar verildi.