YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14263
KARAR NO : 2011/3340
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.9.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitiyle, Kuruma fazladan ödediği 7.805,00 TL prim ile ödenmeyen yaşlılık aylıkların Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 1.9.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile Kuruma fazladan ödediği toplam 12.586,06 TL nin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında 12.586,06 TL nin 16.8.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemize ait 21.12.2009 gün ve 2008/19647 E, 2009/16663 K sayılı bozma ilamı ile “…Uyuşmazlık davacının 1.9.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının tespiti ile Kuruma yaptığı prim ödemesinde fazlalık olup olmadığı noktasındadır. Bu yönden davacının 2003 yılında kuruma yaptığı bir tahsis istemi bulunmadığından 1.9.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıklarının tahsiline ilişkin red kararı yerindedir. Ne varki davacının 17.8.2007 tarihli yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebi üzerine kendisinden tahsil edilen 7.805.20 TL prim ödemesinin davacının iddia ettiği gibi fazla ödeme olup olmadığı mahkemece yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği de ortadadır. Gerçekten davacının kuruma olan prim borçlarını 2003 yılında 4956 sayılı Yasa’nın geçici 19. Maddesinden yararlanarak yaptığı ödemelerinde bu ödemelerin hangi sürelere ait sigortalılık süresini kapsadığı davacının sonradan mahkeme kararı ile sayılan sigortalılık sürelerine ilişkin prim borcunun bulunup bulunmadığı araştırılmadan 2007 yılında yapılan ödemenin fazla ödeme sayılarak iadesine karar verilmiş olmasının eksik inceleme dayalı olduğu…” gerekçesi ile ilk hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, mahkemece bozma ilamı gereğince inceleme yapılmaksızın hatalı yoruma dayalı bilirkişi raporu ile sonuca varıldığı açıktır.
Davacının, 20.12.1977-15.6.2000 tarihleri arasında sigortalı olduğu tartışmasız olup, davacının da 2003 yılında yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasadan yararlanarak prim borçlarını yapılandırmak istediği ve Kurumca da yapılandırma talebinin kabul edildiği ortadadır. Bu halde ise, davacı hakkında, 4956 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu talep tarihinde yürürlükte olmayan 619 sayılı KHK hükümlerinin davacıya uygulanamayacağı açık yasa hükmüdür. Hal böyle olunca hükme esas alınan bilirkişi görüşünün yerinde olmadığı, bu rapora dayalı olarak varılan sonucun doğru olmadığı ortadadır.
Yapılacak iş; davacıya 2003 yılında 4956 sayılı Yasa gereğince yapılan yapılandırma sözleşmesi ile tebliğ edilen borç miktarının hangi sürelere ilişkin olduğu, davacının bu borcunu yapılandırma sözleşme şartları içersinde ödeyip ödemediği, yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığı kısaca, davacının 20.12.1977-15.6.2000 tarihleri arasında kalan sigortalılık süresine ilişkin prim borcunu 2003 yılında ki 4956 sayılı Yasa kapsamında yaptığı yapılandırma sözleşmesi ile ödeyip ödemediği, 2007 yılında yapılan ödemenin fazla ödeme olup olmadığı hususu Kurumdan açıkca yazılacak yazı ile sorulduktan sonra gerektiğinde prim hesabı konusunda uzman başka bir bilirkişiden rapor da alınarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile hatalı bilirkişi görüşüne dayalı olarak istemin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.