YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1430
KARAR NO : 2011/3578
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,vergi dairesi tarafından … sayılı dosyası üzerinden emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, … tarafından 2002/21843 sayılı dosyas üzerinden emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece 5510 sayılı Yasanın 93. maddesi uyarınca borçlunun muvaffakatının bulunmaması halinde emekli maaşına haciz konulamayacağı gerekçesiyle haczin kaldırılmasına karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden emekli öğretmen olan davacının kırtasiyecilik işi nedeniyle 1998-2001 yılları arasında vergi borçlarından dolayı Maliye Bakanlığı … Vergi Dairesi Müdürlüğünce 2002 yılı itibariyle toplam 4.194.401.000 TL lik (4.194,40 TL) TL kamu alacağı için 2002/21843 sayılı takip dosyası üzerinden 6183 sayılı Yasa gereğince takibe geçilerek 25.10.2002 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne davacının emekli maaşına haciz konulması için haciz bildiriminin yapıldığı, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 23.11.2002 tarihli yazısı üzerine emekli maaşı üzerinde başka hacizler olduğu belirtilerek alacağın üçüncü sıraya alındığının bildirildiği, davacının 21.8.2009 tarihinde … Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne başvurarak haczin kaldırılması talebinde bulunduğu, Müdürlüğün 24.8.2009 tarihli yazısı ile istemin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dava nitelikçe, İdare tarafından vergi borcuna dayalı kamu alacağından kaynaklanan haciz işlemine ilişkindir.
Alacağın konusu, prim, idari para cezaları, gecikme cezaları, gecikme zamları ve katılım payı gibi Kurum alacağı değildir. Öte yandan 5510 sayılı Yasanın geçici 4. maddesinde yer alan 5434 sayılı Yasadan kaynaklanan bir alacağın takibi de söz konusu değildir .
Bu durumda davalı Maliye Bakanlığı’na yönelik vergi borcundan kaynaklanan haczin kaldırılmasına ilişkin davanın çözüm yerinin 506 sayılı Yasanın 134., 5510 sayılı Yasanın 101. ve 5521 sayılı Yasanın 1. maddeleri uyarınca İş Mahkemesi olmadığı açıktır.
Vergi daireleri ile mükellefler arasında 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulamasından doğan uyuşmazlıklarda vergi dairelerince tesis edilen işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde (vergi mahkemesinde) çözümlenecektir. Vergi daireleri ile mükellefler arasındaki uyuşmazlık idari yargı yerinde (vergi mahkemesinde) giderilmedikçe adli mahkemeler idareyi bağlayıcı, bir eylem ve işleme zorlayıcı nitelikte karar veremezler.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davaya bakmaya adli yargı yeri değil İdari Yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.