Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/14317 E. 2012/12214 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14317
KARAR NO : 2012/12214
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 01/05/2003-30/11/2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya göre isteğe bağlı sigortalılığının geçerli sayılması gerektiğinin tespitini ve 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacının 01/05/2003-30/11/2004 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile davacıya 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 506 sayılı Yasaya göre isteğe bağlı sigortalılığı 01/05/2002 tarihinde başladığı , davacı tarafından 01/05/2003 tarihinden sonra 3 defa ard arda ödeme yapılmadığından 01/05/2003-30/11/2004 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının kurumca iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükmünde; isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmemesi, isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren nedenlerden biri olarak sayılmamışsa da; anılan maddede 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; 01/05/2003 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak isteğe bağlı sigortalı priminin art arda üç ay ödenmemesi isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren bir neden olarak öngörülmüştür (506 sayılı Kanunun madde 85/D-c). Yine 4842 sayılı Kanunun 01.05.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 34. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 85. maddesinin (c) bendinde; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01/05/2003) önce isteğe bağlı sigortalı olup da Kuruma prim borcu bulunanların, bu borçlarını 01/05/2003 tarihinden itibaren 6 ay içinde gecikme zammı ile birlikte ödemeleri hâlinde sigortalılıklarının devam edeceği, ancak bu süre içinde borcun ödenmeyen kısmına ait sürelerin sigortalılıktan sayılmayarak sigortalılığın sona erdirileceği bildirilmiştir. Yine, bu tarihten önce sigortalı olup da 01/05/2003 tarihinden sonraki süreye ilişkin olarak cari primlerini art arda üç ay prim ödemeyenlerin sigortalılıkları da, primi ödenmiş son ayın bitimi itibariyle sona erecektir. Ne var ki, davacının söz konusu dönemde, isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak biçimde ilk defa prim ödemeye başladığı tarihi takip eden aybaşından başlayarak isteğe balı sigortalılığına geçerlilik tanınmalıdır.

Öte yandan , 29/07/2003 tarihli 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Geçici 1.maddesinin (K) bendinde ise; 30/06/2003 tarihi itibarîyle Kuruma isteğe bağlı sigorta prim ve gecikme zammı borcu bulunmakla birlikte, anılan Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 30 gün içinde Kuruma yazılı müracaat ederek borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunan ve anılan maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getiren sigortalılar hakkında; 506 sayılı Kanunun geçici 85. maddesinin (c) bendi hükmünün uygulanmayacağı bildirilmiş olup bu döneme ilişkin isteğe bağlı sigortalılık sürelerine geçerlik tanınmıştır.
Davacının, isteğe bağlı sigortalılık durumunun, belirtilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi; yaşlılık aylığı isteminin de buna göre değerlendirilmesi gerekirken; eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.