YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14325
KARAR NO : 2011/11671
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, işe giriş tarihinin 6.12.1973 olduğunun 5510 sayılı Yasadan yararlanması gerektiğinin tesbitiyle,aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı Yurt dışında (Almanya’da) 06.12.1973–11.01.1977 tarihleri arasında kalan çalışma süresini borçlandığını ancak Yurt dışında ilk işe giriş tarihi olan 06.12.1973 tarihinin davalı Kurum tarafından sigorta başlangıcı olarak kabul edilmediğinden bahisle, Almanya’da işe giriş tarihi olan 06.12.1973 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının Almanya’da işe giriş tarihi olan 06.12.1973 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının dava konusu edilen dönemde yurt dışında (Almanya’da) bulunduğu ve davalı kurumdan bu süreleri 3201 sayılı yasa gereğince borçlanmak üzere başvuruda bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tamamlanmış bir borçlanmasının bulunup bulunmadığı ve borçlanması tamamlanmış ise sigorta başlangıcının nasıl belinleneceğine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı yasanın 4/1 maddesinde “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, ödeme yapılan gün sayısının, prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edileceği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı” düzenlenmiştir. Somut olayda davacıya 19.10.2010 tarihinde tebliği edildiği anlaşılan borçlanma bedelinin ödendiğine ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge yoktur. Hal böyle olunca da bedeli ödenmeyen borçlanmanın konusunu oluşturan yurt dışı sigortalı çalışmanın Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulüne olanak olmadığı ortadadır.
Borçlanma bedelinin ödendiği yada istemin yurt dışında geçen sürelerin borçlanılması halinde kurumca yaratılan muarazanın giderilmesine yörelik olduğunun kabulü halinde ise; Davacı 19.04.2010 tarihli borçlanma talebinde, Almanya’da ev kadını olarak 06.12.1973-11.01.1977 tarihleri arasında kalan süreyi borçlanmak istemiş ve borçlanma dilekçesine yurt dışı ikamet belgesi eklemiştir. Dosya içerisinde davacının yurt dışında çalıştığına ve primlerinin ödediğine dair belge yoktur. Bu duruma göre de davacının borçlanma talep dilekçesinin kapsamına göre yurt dışında ev kadını olarak geçirdiği süreleri borçlanmak isteğinin kabulünün gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca da uyuşmazlığın Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de sigortalı çalışması bulunmayan ve ev kadını olarak yurt dışında bulunduğu süreleri borçlanan sigortalının Türkiye’deki sigortalılığının hangi tarihten başlatılması gerektiğine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı yasanın 5/3 maddesinde Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihinin, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle bulunacağı, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesinin 29/4 maddesinde ise “Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir …sigortasına girmiş bulunması halinde, …sigortasına giriş tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesinde de 3201 sayılı yasanın 5/3 maddesindeki düzenlemenin aksine ev kadınları bakımından yurt dışında oturma tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğinin kabulüne elverişli bir düzenleme yoktur.
Bu duruma göre de Türkiye’deki sigortalı çalışmanın başladığı 20.03.2009 tarihinden borçlanılan gün kadar geriye gidilmek suretiyle sigorta başlangıcının tespiti gerekirken yurt dışında oturmaya başlanılan tarihin sigorta başlangıcı olarak kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.