Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/154 E. 2011/562 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/154
KARAR NO : 2011/562
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1994-9.7.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 1994-09.07.2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet aktine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespiti ile bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece,davacının davalı işyerinde 25.02.1994-09.07.2004 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak sigortalı çalıştığının tespitine ve işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
01.10.1977 tarihinde doğan davacının mahkemece sigortalı olarak kabul edildiği 25.02.1994 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmaktadır.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesine göre, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir. Başka bir anlatımla, 18 yaştan önceki süreler sigortalılık süresine sayılmaz isede, prim ödeme gün sayılarının hesabında nazara alınır. Bu bakımdan, 18 yaştan önceki sürelerin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilmek üzere tespiti gerektiği açık-seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendine 2.paragraf olarak, “Davacının 18 yaşını doldurduğu 01.10.1995 tarihinden önceki sürelerin prim ödeme gün sayılarının hesabında nazara alınmasına, bu tarihten sonraki sürelerin ise sigortalılık süresinden sayılmasına,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.