Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1587 E. 2011/2621 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1587
KARAR NO : 2011/2621
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.1.1985-15.3.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.01.1985-15.03.2001 tarihleri arasında davalılardan işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki, bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, işe girdiğine ilişkin bildirge bulunmayan davacı adına davalıya ait kahvehane işyerinden hizmet bildirimi yapılmadığı, davalının 01.04.1975-15.03.2001 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, işyeri kayıtlarının davalı işveren tarafından ibraz edilmediği, 14.01.1998 tarihinde Kiraz Kaymakamlığı tarafından davalıya ait kahvehane işyeri için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, davacının 01.01.2003-31.12.2004 ve 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında celepçilik faaliyetinden dolayı vergi kaydı bulunduğu ve 04.11.1980-06.07.1982 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir. Somut olayda, davacının çalıştığı iddia edilen işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınmadığı, dolayısıyla davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı olmadığı, aynı zamanda söz konusu işyerinin köyde olması nedeniyle komşu işyeri tanıklarının bulunmadığı ortadadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde tutularak, davacının tespitini istediği tarihlerde çalıştığını iddia ettiği kahvehane işyerinin bulunduğu köyün muhtar ve azalarını saptamak, bu kişilerin bilgilerine başvurulmak, söz konusu işyerinde (kahvehanenin bulunduğu binada) keşif yapılarak, işyerinin büyüklüğünü tespit etmek, birden fazla kişinin çalışmasının mümkün olup olmadığını belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.