YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1610
KARAR NO : 2010/4635
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, askerlik borçlanması bedeli 2.250.00 TL’nin 19.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile, yaşlılık aylığının 1 ay geç bağlanmasından dolayı bir aylık maaş tutarı 1.072.00 TL’nin 18.04.2007 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, ilk yaptığı askerlik borçlanması geçerli sayılarak davacıdan mükerrer olarak tahsil edilen askerlik borçlanması bedeli olan 2.250,00.-TL’nin ödeme tarihi olan 19.04.2007 tarihinden yasal faiziyle tahsili ile yaşlılık aylığının geç ödenmesi nedeniyle ödenmeyen 1 aylık maaşının 18.04.2007 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
506 Sayılı Kanunun 60/F-I maddesi hükmünde, Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre tescil edilmiş bulananlara er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri borçlanma … tanınmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olmasa bile daha önce kayıt ve tescili bulunanların askerlik hizmetlerini Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlanmalarının ancak borçlanma talep tarihi hiç olmazsa borçlanma bedelini ödeme tarihi itibariyle diğer Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olmamaları şartına bağlıdır.506 Sayılı Kanun’un 60 maddesinin F bendinin 2.fıkrası hükmünde de açıkça Kanunla kurulu diğer Sosyal Güvenlik Kuruluşları Mevzuatına göre sigortalı olanların daha önce Sosyal Sigortalar Kurumuna tescilli bulunsalar dahi Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında askerlik borçlanmasından yararlanamayacakları öngörülmüştür.
Somut olayda davacı 05.11.1985 tarihinde intikal eden …’a giriş bildirgesi ile 16.11.1983-20.12.1984 ve 22.03.1985-14.12.1991 tarihleri arasındaki kayıtları nedeniyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak ; 24.12.1987-13.04.2007 tarihleri arasında ise 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiştir. 1977-1979 yılları arasındaki askerlik süresini borçlanmak için 28.06.1991 tarihinde, zorunlu … sigortalısı iken SSK’na başvuran davacı, 1.408,08.-TL askerlik borçlanması bedelini 18.06.1993 tarihinde yine SSK’na ödemiş, 13.04.2007 tarihli tahsis talebi, yanlış Kuruma yapıldığı için askerlik borçlanması geçersiz sayıldığından ve 25 yılını doldurmadığından reddedilmiş, daha sonra 19.04.2007 tarihinde yaptığı askerlik borçlanması bedelini 2.250,00.-TL olarak ödemesi üzerine 01.05.2007 tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Davacının iki Kurum’da da çakışan sigortalılığı döneminde SSK’na yaptığı ilk askerlik borçlanması talebi daha sonra çakışmadan dolayı zorunlu … sigortalılığına üstünlük tanınması nedeniyle yanlış Kurum’a yapılmış sayılarak geçersiz kılınmış ise de, ödeme tarihinde davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunda şüphe yoktur. Öte yandan davalı Kurum’un primleri tahsil ederken Anayasa’dan kaynaklanan Sosyal Güvenlik görevinin gereği olan uyarma görevini zamanında yapmadığı, borçlanma karşılığı primleri tahsil edip uzun yıllar kullandıktan sonra yaşlılık aylığı bağlanmasını talep aşamasında askerlik borçlanmasının geçersiz olduğunun bildirilmesinin Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan evrensel nitelikteki objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.