YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1787
KARAR NO : 2011/1718
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne , manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı işyerinde dokuma bölümünde çalışırken sağ elini makinanın silindirine kaptırması sonucu yaralandığı iş kazası olayında %24 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının %20 , davalı işverenin %80 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 22.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 75..000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davanın kısmen kabulü ile davacının 26.096,06 TL maddi, 22.000,00 TL manevi tazminatının 21.3.2003 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazla istemin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 3.096,61 TL, manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.600,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarları üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 2.600,00- TL avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 691,00-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 146,99-TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
5-Alınması gereken 2.597,18-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.052,30- TL nispi harçtan mahsubuyla fazla alınan 455.12 TL harcın karar kesinleştiğinden talebi halinde davacıya iadesine, davacı tarafından peşin yatırılan 2.597,18-TL nisbi harç ile 28,70- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.625,88-TL harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.