Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1793 E. 2011/1395 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1793
KARAR NO : 2011/1395
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı anne …’ın maddi tazminat isteminin feragattan reddine, baba …’ın maddi tazminat istemi ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
.Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin 18.1.2007 tarihinde davalı işverenin üstlendiği asansör montaj işinde çalışırken içinde bulunduğu asansör kabinin 8 kattan düşmesi sonucu 17 yaşında iken bekar olarak öldüğü, 6.8.2008 tarihli SSK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayda ölenin kusurunun bulunmadığı, davalı işverenin %90, olayda ölen usta Hasan Katar’ın %10 oranında kusurlu bulundukları, baba …’ın Kurumdan emekli olduğu ve bu yönde Kuruma yazılan yazı üzerine davacı vekilinin babanın emekli aylığı aldığına dair 2009/10 ay aylık ödeme makbuzunu dosyaya ibraz ettiği ve davacının emekli olduğu sabit olduğundan artık Kurumdan bu yönde bilgi alınmasına gerek olmadığını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 24 maddesinde, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının % 70 inden aşağı ise, artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir olarak verileceği, ancak, bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının % 70 inin dörtte birini geçemeyeceği bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı baba Kurumdan yaşlılık aylığı aldığına göre iş kazası sonucu ölen oğlundan dolayı iş kazası sigorta kolundan ölüm aylığı alması ve dolayısıyla destekten yoksun kalması söz konusu olmadığı halde mahkemece baba için maddi tazminata hükmedilmesi, öte yandan birleşen dosyanın davacısı kardeş … yararına manevi tazminata hükmedildiği halde gerekçeli karar başlığında adının yazılmaması hatalı olmuştur.
3- Kardeşler yararına hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı kardeşler …, … yararına fazla manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.