Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1968 E. 2010/1196 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1968
KARAR NO : 2010/1196
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.5.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığnın tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan deliller hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının 01,10.1985 ile 11.4.2009 tarihleri arasında SSK.’na tabi zorunlu sigortalı olduğu süreler dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve tahsis talep tarihi olan 11.4.2009 tarihini takip eden ay başı olan 1.5.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulu ile davacının 12.11.1989-1.4.1998 tarihleri arasında kısa süreli çakışan SSK çalışmaları dışında 2926 sayılı yasaya tabi tarım … sigortalısı sayılması gerektiğinin tesbitine ,koşulları bulunmadığından tam yaşlılık aylığı bağlanması ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, sigortalı sayılanlar sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle
tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yapılan incelemede davacının 11.9.1985 tarihli bildirge üzerine davalı Kurumca 01.10.1985 tarihinden geçerli olmak üzere re’sen 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, SSK. hizmet cetvelinden ihtilaf konusu dönemde 1989 yılında 52 gün,1990 yılında 66 günlük zorunlu SSK tabi sigortalı olarak çalışmasının bulunduğu, durumun davalı Kurumca öğrenilmesi üzerine 1.10.1985 tarihinde başlayan sigortalılığının 12.11.1989 tarihi itibariyle terkin edildiği,yeniden prim ödemesine dayanılarak 1.4.1998 tarihinden itibaren tarım … sigortalılığının başlatılarak dava tarihi itibariyle devam ettirildiği, davacının ilk kez 30.03.1998 tarihinde prim ödediği, daha sonra da prim ödemeye devam ettiği görülmüştür. Öte yandan davacının 1.9.2003 -devam şeklinde ziraat odası kaydının bulunduğu ve adına kayıtlı çok sayıda taşınmazın bulunduğu görülmüştür.
Davacı, 01.10.1985 tarihinde re’sen tescille tarım … statüsüne girmiş olmakla ve bu tarihten sonraki SSK.’na tabi çalışmaları uzun süreli kesintisiz çalışma olmayıp aralıklı ve kısa süreli çalışma olduğundan, ihtilaflı döneme ilişkin 2926 sayılı yasanın 10.madde koşulları davacı yönünden gerçekleşmiş olmakla davacının SSK’na tabi çalışma süreleri dışında kalan dönemlerde 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun kabulune karar verilmesi doğrudur.
Davacının yaşlılık aylığı talebine gelince; mahkemece davacının tesbite karar verilen dönemde dahil olmak üzere 11.4.2009 tahsis talep tarihinde askerlik borçlanması yapmadığı, başkaca dahil edilecek hizmet süresinin de bulunmadığı, toplam sigortalılık süresini 25 yılı doldurmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı temyiz dilekçesinde SSK ‘na tabi sigortalılığının 10.1.1983 tarihinde başladığını iddia etmektedir.Dosyada yer alan SSK hizmet çetvelinden ise davacının 14.9.1985 tarihinden itibaren bildiriminin yapıldığı,ancak davacının SSK şahsi sicil dosyasının tamamının gelmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş; davacıya ilişkin SSK şahsi sicil dosyası getirtilerek davacının SSK tabi sigortalılığının başlangıcı araştırılmalı,SSK’ya tabi sigortalılığın 1.10.1985 tarihinden önce başlaması halinde 2928 sayılı Yasa uyarınca hizmetlerin birleştirilmesi tartışılmalı,yine askerlik sürelerinin borçlanıp borçlanılmadığı araştırılmalı ve davacının yaşlılık aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.