Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2014 E. 2010/4965 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2014
KARAR NO : 2010/4965
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Davacı üçüncü kişi, davalılardan borçlu …’in diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim borçlarına karşılık 05.12.2007 tarihinde fiilen haczedilen aracın %50 hissedarı olduğunu belirterek, dava konusu 60 NC 610 plakalı araçtaki hissesi üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bu yönüyle uyuşmazlık takip hukukuna ilişkin istihkak davasına ilişkindir.
Davacı üçüncü kişi, davalılardan borçlu …’in babası olup, dava konusu araç, 04.05.1998 tarihli sahiplik belgesine istinaden 15.05.2002 tarihinde davacı üçüncü kişi ile davalılardan borçlu … adına müşterek olarak trafik siciline tescil edilmiştir.
Takip konusu borç ise, dava dışı … … Gıda San. Tic. A.Ş.’nin 2003 yılı 6. ayından itibaren tahakkuk eden prim borcu ve ferilerine ilişkindir. Söz konusu borç nedeniyle davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2004/10959 Esas sayılı takip dosyası ile … … Gıda San. Tic. A.Ş. ile bu şirketin yöneticileri olan …, … ve … aleyhine takip başlatılmıştır. Bu durumda, takip konusu borç doğumundan önce dava konusu araç davacı üçüncü kişi adına (hisseli olarak) tescil edilmiştir. Ayrıca, davacı üçüncü kişi, … … Gıda San. Tic. A.Ş.’nin yöneticisi konumunda da bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, kötü niyeti kanıtlanmayan üçüncü kişinin davasının kabulü ile dava konusu 60 NC 610 plakalı araçtaki hissesi üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı üçüncü kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyizt harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.