YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/202
KARAR NO : 2011/1155
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 23.1.2002- 27.7.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 23.01.2002 tarihi ile iş aktine son verildiği 27.07.2004 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren tarafından davacıya ait işe giriş bildirgesi ve dönem bordrosu düzenlenip davalı Kuruma verilmediği, davalı işverenden ücret ödeme bordrosunun düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığı, davalı işveren şirkete ait (1052252) sigorta nolu Yalı mahallesi … caddesi no:28/6 Maltepe-İstanbul adresindeki “tablo resim alım satımı” işyerinin 16.10.2000 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, … caddesi no:28 Maltepe-İstanbul adresindeki … Apartmanı Yöneticiliği işyerinden davacıya 2003 yılında açık tarihi anlaşılamayan iki adet kapıcılık hizmeti karşılığı ödeme yapıldığı, sözkonusu apartman kapıcılığı işyerinin Kurum’da kayıtlı olup olmadığının araştırılmadığı, dosya arasındaki davalı şirkete ait imza sirküsüne göre …’ın şirket müdürü olduğu ve davacıya verilmiş yetki üzerine 2003 ile 2004 yıllarında toplam 22 adet olmak üzere davacının …’ın bankadaki hesabından değişik tarihlerde yapmış olduğu işlem ve ödemelere ilişkin dekontların bulunduğu görülmektedir.
Uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunlara destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların davalı işyerinden işe girişleri olan çalışanlar oldukları ve davacının davalı şirketin sahibi ve apartman yöneticisi olan …’dan apartman temizliği işi karşısında ücret aldığını , S.G.K’ya şikayet edince apartman işinden çıkarıldığını apartmanda başka kapıcının olmadığını belirttikleri, ayrıca aynı apartmanda faaliyet gösteren komşu işyeri … Sosyal Hizmet Temizlik İlaçlama Ve Bilişim Limited Şirketi’nin 2002-2004 yılları arası dönem bordrosunda birçok çalışan olduğu halde bu kişilerden tanık dinlenmemiş olması nedeniyle, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Öte yandan davacının …’dan bir kısım çalışmalar karşılığı ücret aldığı ve ödeme belgesi düzenlendiği, ayrıca bankadaki hesabından da davacı adına bir kısım ödeme ve işlemlerin yapıldığı anlaşılmakta ise de; …’ın bu ödeme belgelerini “tablo resim alım satımı” işyerindeki çalışması karşılığı mı yoksa, apartman kapıcılığı hizmetinden dolayı mı ödediği ya da bankadaki hesabından işlem yapmasına izin verdiği hususu açık olarak anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş; öncelikle davacıya davalı işveren şirketin “tablo resim alım satımı” işyerindeki çalışmasının mı yoksa, apartman kapıcılığı işyeriyle ilgili çalışmasının mı tespitini istediği hususunu açıklattırmak, davalıdan davacıya yapılmış ödemelere ilişkin varsa imzalı ücret bordrolarını istemek, Ayyıldız apartmanının ayrı bir kapıcısının olup olmadığı, kaç daireli ya da kaç işyerine haiz bir bina olduğu, kalorifer sisteminin ne ile çalıştığı, apartman gelir- gider ve karar defteri olup olmadığını araştırıp varsa dosyaya getirtmek, …’dan davacıya yapmış olduğu ödemeleri ve de bankadaki hesabından işlem yapmasına izin verdiği iş alanının davacının “tablo resim alım satımı” işyerindeki çalışması karşılığı mı yoksa, apartman kapıcılığı hizmetinden dolayı mı olduğunu açıklattırmak, aynı apartmanda faaliyet gösteren komşu işyeri … Sosyal Hizmet Temizlik İlaçlama Ve Bilişim Limited Şirketi’nin çalışanlarının bu kayıtları celbedilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde ve davacının “tablo resim alım satımı” işyerinde mi yoksa apartman kapıcılığı işyerinde mi çalıştığı hususunda açık ve net olarak yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.