YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2175
KARAR NO : 2011/3827
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi …’in 19.4.2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacıların yakınları olan …’in “…” isimli gemide usta gemici olarak çalışırken 19.4.2006 tarihinde geçirdiği ölümü ile sonuçlanan zararlandırıcı olayın iş kazası olduğnun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların yakınları olan …’in 19.4.2006 tarihinde gemideki kamarasında ölü olarak bulunması olayının 506 sayılı Yasanın 11/A.a-b maddesine göre işkazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacıların yakınları olan …’in davalı … Den.Ltd.Şirketinin acentası,davalı … Den.Ltd.Şirketinin işleticisi olduğu,Kuzey … bayraklı … Limanına bağlı, … İnternatlen Şirketi olan … Ltd isimli ingiliz şirketine ait “…” isimli gemide gemi adamı olarak çalışırken ölüm tarihinden yirmigün önce Rusya’da … Limanında eğlenmek için diskoya gittiği,burada bir grup ermeni ile kavga ettiği,kafasına şişe vurdukları,hastanede tedavi gördüğü,gemi 19.4.2006 tarihinde … Limanına geldiğinde kamarasında ölü olarak bulunduğu,ölüm nedeninin yapılan otopsi sonucu iç kanamaya bağlı akciğer ve kalp yetmezliği olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık zararlandırıcı olayın olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 11.maddesine göre “iş kazası”sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.
Kamu hukuk alanına giren sosyal güvenlik hukukunun hizmet aktiyle çalışan yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasa kural olarak Türk Milli Sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir.Başka bir anlatımla 506 sayılı Yasanın uygulama alanı devletin hükümranlık sahası ile sınırlı olup,ülke sınırları dışında uygulanmaz .
Somut olayda davacıların yakınları olan …’in Türk vatandaşı,dökme yük gemisinin işleteni davalı … Den.Ltd.Şirketi Türk Şirketi ise de davacıların yakınlarının gemi adamı olarak çalıştığı yük gemisi işyeri Türkiye’de tescilli bir işyeri olmayıp Kuzey … bayrağı taşıyan … Limanına bağlı olarak faaliyet gösteren Türk Gemi Siciline kayıtlı olmayan “yurtdışında yabancı bir ülkede tescilli işyeri”konumundadır.
506 sayılı Yasa’nın ülke dışında bulunan işyerlerinde meydana gelen sigorta olaylarına uygulanabilmesi için Sosyal Sigortalar Kurumuna yükümlülükler getiren sosyal güvenlik sözleşmesi veya 506 sayılı Yasanın 86.maddesi gereğince kısa vadeli sigorta kollarından olan iş kazası sigortasını da kapsayan topluluk sigortası bulunması,bunların bulunmaması halinde ise;kişinin 506 sayılı Yasanın 7.maddesi kapsamında bir görevle işvereni tarafından yabancı ülkede tescilli işyerine gönderilmesi gereklidir.
Kuzey … Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında akdedilmiş bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmadığı gibi davalı … Den.Ltd.Şirketi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı arasında işkazası sigorta kolu kapsamında yapılmış bir topluluk sigortasıda yoktur. Ayrıca dosyada davacıların yakınları olan …’in davalı … Den.Ltd.Şirketine ait Türkiye’de tescilli bir işyerinde çalışırken davalı şirket tarafından Kuzey …’de tescilli gemi işyerinde çalıştırılmak üzere geçici görevle gönderildiğine ilişkin bir delil ve belgede bulunmamaktadır.
Öte yandan 4857 sayılı Yasanın 4/1-a maddesinde deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı,854 sayılı Deniz İş Yasasının 1.maddesinde bu kanunun denizlerde,göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akdiyle çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı bildirilmiştir.Bu düzenlemeler karşısında Türk bayrağı taşımayan Türkiye Cumhuriyeti ile aralarında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan yabancı ülkenin bayrağını taşıyan gemide … Başkanlığı ile, iş kazası sigorta kolundan topluluk sigortası yapılmadan çalışan ve geçici görevli çalıştırıldığı konusunda delil bulunmayan davacıların yakınları 4857 sayılı İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında da bulunmadığından ve davalı … Den.Ltd.Şti. ile davacıların yakınları olan …’in ölümü ile sonuçlanan zararlandırıcı olay nedeniyle çıkan ihtilafa Borçlar Kanununun 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet akti hükümleri uygulanacağından zararlandırıcı olayın davalılar …. Başkanlığı ile davalı … Ltd. Şirketi yönünden 506 sayılı Yasanın ll. Maddesi kapsamında “iş kazası” sayılması mümkün olmayıp davacıların bu olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıkları konusunda bir iddialarının bulunması halinde Borçlar Kanunundaki hizmet akti hükümlerine dayanarak 28.4.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile 6792 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine eklenen fıkra gereğince … Den.Ltd. Şirketine karşı … Denizcilik İhtisas Mahkemesinde dava açmaları mümkündür.
Davalı … Ltd. Şirketine yönelik davaya gelince;
Türk Ticaret Kanununun 116/l.maddesinde ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tabi bir sıfat olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye acenta deneceği, 117/1-3. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi olmayan ecnebi ticari işletmeleri nam ve hesabına memleket içinde muamelelerde bulunanlara acentelik ile ilgili hükümlerin uygulanacağı, 119/2.maddesinde ise acentaya karşı ancak müvekkili namına dava açılabileceği, bildirilmiştir.
Somut olayda davalı … Ltd.Şirketi yabancı bayraklı geminin … Limanına giriş ve çıkış tarihleri arasındaki tüm resmi işlerini yapmak üzere acentalığını yapmış olup doğrudan kendisine husumet yöneltilemeyeceği gibi gemi donatanına izafeten açılmış bir davada bulunmadığından bu davalıya yönelik davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken zararlandırıcı olayın bu davalı yönünden de iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, davalı … Ltd.Şirketine yönelik davanın husumetten, davalı … Başkanlığı ile davalı … Den.Ltd.Şirketine yönelik davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki itirazların incelenmesine yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde temyiz eden işverenlere iadesine,25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.