YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2179
KARAR NO : 2011/2216
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların murisinin iş kazası sonucu öldüğü olayda davacıların murisinin kusurunun bulunmadığı, davalı işveren şirketin % 75 oranında kusurlu olduğu, olayda % 25 oranında kaçınılmazlık bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne yararına 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi gerekirken 5.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, tarafların temyiz nedenleri gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacılar Gündar Karakaya ve Memo Karakaya için açılan maddi ve manevi tazminat davalarının, davacıların feragat etmeleri nedeniyle reddine,
2-Davacı anne Hatice Karakaya için 10.000,00 TL, davacı kardeşler …, Hüseyin Karakaya, İlhan Karakaya, Sinan Karakaya, Hülya Karakaya, Fadime Karakaya ve … için ayrı ayrı 2.000,00’er TL. manevi tazminatın 10.12.2004 ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı Eren İnşaat Madencilik Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacıların fazla istemi ile diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 2.800,00 TL avukatlık ücretinin davalı Eren İnşaat Madencilik Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak Gündar Karakaya ve Memo Karakaya dışındaki davacılara verilmesine, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 2.800,00 TL avukatlık ücretinin de davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
4-Kabul ve ret oranına göre davacılar tarafından yapılan toplam 603,00 TL. yargılama giderinden taktiren 96,48 TL.sının davalı Eren İnşaat Madencilik Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak Gündar Karakaya ve Memo Karakaya dışındaki davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına
5-Alınması gereken 1.296,00 TL. karar ve ilam harcının davacılar tarafından peşin yatırılan 2.025,00 TL. harçtan düşümüyle bakiye 729,00 TL. karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacılara iadesine, davacılar tarafından peşin yatırılan 1.296,00 TL. nisbi harç ile 11,20 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.307,20 TL. harç giderinin davalı Eren İnşaat Madencilik Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak Gündar Karakaya ve Memo Karakaya dışındaki davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi