YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2221
KARAR NO : 2011/2493
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde geçen sigortalı çalışmalarının 506 sayılı Yasanın Ek 5., 6., 7. ve 39. maddeleri kapsamında olduğunun tespitine, itibari hizmet sürelerinin sigortalılık süresine eklenmesine, emekliliğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde basım ve matbaacılık işinde 1.11.1995-16.4.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Yasa’nın Ek 5/2 madde kapsamında olduğunun tespiti ile bu sürenin hizmet süresine eklenmesini, malullük yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinin geçmişe dönük olarak 1.11.1995-16.4.2008 tarihleri arasında % 22 oranı üzerinden hesaplanmak suretiyle ek % 2 oranlık farkın geçmişe yönelik olarak davalı işverenden gecikme zammı ile alınmasını, 506 sayılı Yasa’nın Ek 39 madde uyarınca sigortalılık süresine ilave edilen gün sayılarının 5 yıldan az olmamak üzere 506 sayılı Yasa’nın 60 ve Geçici 81. maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilerek bunların emeklilik işlemlerinde dikkate alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işveren şirkete ait 375639 sigorta nolu işyerinde geçen 4387 gün sigortalı hizmetin 506 sayılı Yasa’nın Ek 5 maddesi gereğince itibari hizmet süresinden yararlandırılmasına, bu sürenin emeklilik işlemleri sırasında S.G.K tarafından dikkate alınmasına, sigorta prim farkının davalı işverenden tahsili isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinde 1.11.1995-16.4.2008 tarihleri arasında toplam 4387 gün matbaa elemanı olarak baskı bölümünde çalıştığı, mahkemece yapılan keşifte dinlenen tanıkların davacının baskı işinde çalıştığı, kimyasal etkiye maruz kaldıkları, işyerinde gündüz 50-60, gece 15-20 kişinin çalıştığı, çalışma ortamının gürültülü olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmenin yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın Ek 5/II. maddesidir. Anılan maddeye göre, sigortalıların itibari hizmetten yararlanması için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bunlardan birinci koşul, sigortalının “basım ve gazetecilik” işyerinde çalışmış olmasıdır. Sözkonusu maddede, basım ve gazetecilik işyeri birlikte ifade edilmiş ise de; gazetecilik işi yapılmayan sadece basım işi yapılan işyerlerinde çalışan sigortalılar da, maddenin alt bentlerinde sayılan koşullardan herhangi birisi oluştuğu takdirde itibari hizmetten yararlanacakları açıktır. “Basım” işinin matbaa işyerinde mevkute çıkarmaya yönelik olduğu ise söz götürmez. İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II. alt bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır.
Somut olayda, , davalı işyerinde değişik firmaların mamullerinin ambalajlanması ile ilgili olarak dokuz renge kadar baskı, laminasyon, klişe, grafik ve film hazırlama işlerinin yapıldığı ve davacının “basım” işyeri özelliği bulunmayan bu işyerinde matbaada baskı elmanı olarak çalıştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, yukarıda sözü geçen maddenin öngördüğü birinci koşulun davacı yönünden oluşmadığı, giderek davacı “basım” işinde çalışmadığından itibari hizmetten yararlanamayacağı açık-seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.