Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2435 E. 2010/6028 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2435
KARAR NO : 2010/6028
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 2002/2,3,4,5,6. Aylara ait prim borcu alacağı nedeniyle 2002/1977 takip sayılı dosyası ile çıkartılan ödeme emrinde ana paranın ve faizinin fazla hesaplandığından dolayı faiz ve gecikme zammı istenemeyeceğinin, borçlu olmadıklarının tespitine ödenen fazla miktarın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince süresi dışında, davalı vekilince de süresinde temyiz edilmesi üzerine mahkeme 14.10.2008 tarihli ek kararıyla temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar vermiş, red kararının yine davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davacı tarafından temyiz olunan karar HUMK’nun değişik 432. maddesi gereğince yasal temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle temyiz isteminin mahkemece reddine ilişkindir.
Temyiz isteminin reddine ilişkin karara yöneltilen temyiz dilekçesi süresinde ise de, işin esasına ilişkin mahkeme kararının yasal süre içinde temyiz edilmediği anlaşılmaktadır.
Hüküm, … Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı … Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise … Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm davacıya 22.09.2008 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz ise 14.10.2008 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, … Mahkemesi kararının bu süre geçtikten sonra temyiz edildiği dosya içeriğinden anlaşılmakla davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 14.10.2008 tarihli mahkeme kararının ONANMASINA,
2-Davalı temyizi yönünden,
Dava nitelikçe, 2002/2,3,4,5,6. aylarına ait prim borcu alacağı nedeniyle 2002/1977 takip sayılı dosyası ile 33.281.999.397 TL’nın tahsili için yapılan takipte çıkarılan ödeme emrinde ana paranın ve faizinin fahiş hesaplandığının, faiz ve gecikme zammı istenemeyeceğinin tesbiti ile 23.168.006.000 TL borçlu olmadıklarının tesbiti ile ödenen fazla miktarın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,davacının davalı Kuruma 5.637.57 TL borcunun bulunmadığının ve davacının 5.637.57 TL ile bu miktara 01.10.2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizden alacaklı olduğunun tesbitine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı Kurumca, davacıya 2002/2,3,4,5,6. aylarına ait 10.106.993.397 TL tutarında prim borcu ve 21.273.006.000 TL gecikme zammı,1.895.000 TL kanuni faizi olmak üzere toplam 33.281.999.397 TL’nın ödenmesi için 2002/1917 nolu takip dosyası ile 6183 sayılı Yasa uyarınca takip yapıldığı,davacının borca itiraz etmediği, çıkarılan borcu 01.10.2004 tarihinde itirazi kayıtla ödediği,ödeme emrinin 22.09.2004 tarihinde düzenlendiği,davacıya tebliğ edildiğine dair dosyada belge olmadığı, davanın 04.10.2004 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa’nın 58. maddeleridir. 506 sayılı Yasa’nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/1. .maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.
Somut olayda ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğine dair tebliğ belgesinin dosyada bulunmaması nedeniyle davanın yukarıda anılan yasa da belirtilen 7 günlük süre içinde açılıp açılmadığı anlaşılamamış olup eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak …, 2002/1977 sayılı takip dosyasından davacı … Çimento San.ve Tic.A.Ş. aleyhine düzenlenen, 2002/2-6. aylara ait prim borçlarına ilişkin,22.09.2004 tarih,33.281.999.397 TL miktarlı ödeme emrinin davacı … Çimento San.A.Ş.’ne tebliğine dair tebligat belgelerinin ilgili taraflardan istemek, tebligat parçası bulunamazsa, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğine dair ilgili … müdürlüğü belgeleri ile davalı Kurum kayıt ve belgelerinin getirtmek ve davanın süresinde açılıp açılmadığı konusunda alınacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı Kurum’un sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.