Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2459 E. 2011/3328 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2459
KARAR NO : 2011/3328
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 4.12.1985-1.4.2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı,davalıya ait petrol istasyonu işyerinde bekçi olarak 4.12.1985-1.4.2003 tarihleri arasında hizmet aktine tabi olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile,davacının davalı … Sanayi Limited Şirketi ve bu şirket ile irtibatlı olduğu belirlenen …,… İnşaat Nak.San. Ve Tic Ltd Şti,… İnş San ve Tic Ltd Şti isimli işyerlerinde 1.3.1988-1.4.2003 tarihleri arasında hizmet akdi ile toplam 4711 gün çalıştığı,bu sürenin 1344 gününün Kuruma bildirildiği,bildirilmeyen 3367 günlük hizmetin de Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten;davacının davalı … İnş Gıda San Ltd Şti işyerinden Kuruma bildirimin bulunmadığı,ekli belgelere göre ise 4.12.1985 tarihinden itibaren …,…,… İnş Ltd Şti ,… ve … İnş.Nak.San.ve Tic. isimli değişik işyerlerinden bildirimlerinin bulunduğu görülmektedir.Bu halde ise hizmetin geçtiği işverenlerin farklı olduğu mahkemenin sadece birbirleri ile irtibatlı oldukları görüşü ile davada taraf olmayan işverenler yönünden de hüküm kurulduğu, bu yönü ile yöntemince taraf teşkili yapılmadan sonuca gidildiği açıktır.
Yapılacak iş;davanın niteliği ve Anayasal Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri gereğince,davacının işini yaptığını ileri sürdüğü ve aynı kişi ya da şirketlere ait olan işyerlerinin hangileri olduğu açıklattırıldıktan sonra,bildirilen gerçek ya da tüzel kişi olan tüm işverenlerin yöntemince davaya katılmaları ile taraf teşkilini usule uygun olarak sağladıktan sonra yargılamaya devam edip oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın taraf teşkili sağlanmadan davaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde,davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.