Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2490 E. 2011/3238 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2490
KARAR NO : 2011/3238
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının maddi tazminat talebinin maddi zararı kurum tarafından bağlanan gelirle karşılandığından reddine,30.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla talebin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 19.05.2001 tarihinde tamir edilmekte olan şanzıman rulmanının çekiç ve keskiyle vurularak çıkarılması sırasında sıçrayan çapağın davacının sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı, sağ göz glop şerjorasyonu,ppv+silikon enjeksiyonu operasyonu uygulandığı,sağ görme P+P+, sol görme tam olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişince hazırlanan 06.11.2003 tarihli raporda olayın iş kazası olduğunun tesbit edildiği,Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığınca davacının sürekli iş göremezlik oranının 08.03.2004 tarihinde %36 olarak belirlendiği,davacıya gelir bağlandığı, Yüksek Sağlık Kurulunun 20.05.2005 tarihli raporunda oranın %36 olarak tesbit edildiği, kontrol gerekmediğinin bildirildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.12.2006 tarihli raporunda, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 28 olarak tesbit edildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.01.2008 tarihli raporunda,davacının sağ gözünden katarakt ameliyatı olmuş olduğu tesbit edilerek, oranın % 32.3 olarak tesbit edildiği,sürekli iş göremezlik oranlarına ilişkin itirazların tümününde davalı tarafından yapıldığı, oranının dava açıldıktan sonra Kurumca tesbit edildiği,olayda işverenin %80,kazalı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu,davacı vekilinin 08.10.2009 tarihli duruşmada maddi tazminat isteminden feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda,davacının sürekli işgöremezlik oranının Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığınca 08.03.2004 tarihinde %36 olarak, Yüksek Sağlık Kurulunun 20.05.2005 tarihli raporu ile %36 olarak, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.12.2006 tarihli raporu ile % 28 olarak, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.01.2008 tarihli raporu ile de % 32.3 olarak tesbit edildiği, mahkemece tesbit edilen sürekli işgöremezlik dereceleri arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, davacının maddi tazminat talebinden 08.10.2009 tarihli duruşmada feragat ettiği ortada iken, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddi yerine davacının maddi zararının Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi de yanlıştır.
Yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığınca 08.03.2004 tarihinde %36 olarak, Yüksek Sağlık Kurulunun 20.05.2005 tarihli raporu ile %36 olarak, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.12.2006 tarihli raporu ile % 28 olarak, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.01.2008 tarihli raporu ile de % 32.3 olarak tesbit edilen sürekli iş göremezlik dereceleri arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak rapor ile gidermek, davacının maddi tazminat talebini feragat nedeniyle reddetmek ve manevi tazminat istemi hakkında çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalının manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.