YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2496
KARAR NO : 2011/3973
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı … tarafından ürün teslimi üzerine yapılan … prim kesintilerinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … tarafından, ürün teslimi üzerine yapılan … prim kesintilerinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile, davalı …’ın yeni hal toptancı kompleksinde Haziran-1994 tarihinde kestiği … primlerinin davacı 01.01.1950 … ve …’den olma …’e ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğundan yerinde değildir.
Gerçekten, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği kesintiye dayalı olarak … oğlu 1946 … doğumlu …’in … sicil nosu ile Kuruma kaydedildiği, davacının da açtığı bu dava ile bu sicilde kayıtlı olan Tarım … sigortalılığının kendisine ait olduğunun tespitini amaçladığı, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için olabildiğince araştırma yapılması gerektiği açıktır. Kişilerin sosyal güvenliği Anayasal bir hak olup güvence altında bulunduğu, bu tür aidiyet davalarında da hizmetin gerçekten davacıya ait olup olmadığının tespitinin çok önemli olduğu açıktır.
Somut olayda ise, davalı … tarafından Haziran-1994 tarihinde Kuruma yapılan tevkifat bildiriminin … oğlu 1946 … doğumlu … adına yapıldığı, bu kişi ile davacının kimlik bilgilerinin farklı olduğu, sadece tanık beyanları ve bilirkişi görüşü ile sonuca gidildiği, Kurumca bu kimlik bilgilerine göre yapılan tescilinde başka sigortalıya ait olduğu gerçeği karşısında mahkemenin yeterli inceleme yapmadan sonuca gittiği ortadadır.
Yapılacak iş; davalı Kurum da … nosu ile tescil edilen ve tescil belgesinde … TC kimlik nosu aldığı belirlenen … oğlu, 1946 … doğumlu … isimli bir şahsın olup olmadığını gerek bu TC kimlik nosu ile gerekse davacının kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğünden ayrı ayrı ve karşılaştırmalı olarak sormak, tescile esas kimlik bilgilerini taşıyan bir şahsın bulunup bulunmadığı nüfus kaydından ve de C. Savcılığı kanalı ile yapılacak araştırmalar sonucunda tespiti halinde de dava onun da hak alanını ilgilendireceğinden bu kişiyi yöntemince davaya dahil etmesi için davacıya önel vermek, bu kişinin davaya karşı açıkça beyanını almak ve ileri sürdüğü delillerini dahi toplayıp, kısaca davaya konu ve aidiyeti istenen sigortalılığa esas kesinti ve bu kesintiye dayalı sigorta tescilinin davacıya ait olup olmadığını hiçbir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.