Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2820 E. 2010/6914 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2820
KARAR NO : 2010/6914
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacıların murisi sigortalı … ’in öldüğü iş kazasında sigortalının kusursuz, davalı işverenin %25, kazaya sebep olan sürücünün ise %75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne yararına 20.000,00 TL, kardeşlerin her biri için 6.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı anne için 10.000,00 TL, kardeşlerin her biri için 4.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine:
“1). Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile;
1. a) Davacı anne … için 20.000,00 TL ,
b) Davacı kardeş … için 6.000,00 TL ,
c) Davacı kardeş … için 6.000,00 TL ,
d) Davacı kardeş Aclan Yiğit için 6.000,00 TL manevi tazminatın 05.05.2005 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2.Alınması gereken 2.052,00 TL harçtan peşin yatırılan 1.215,00 TL mahsup edilerek bakiye 837,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3.Davacılar tarafından yatırılan 1.215,00 TL nispi, 15,60 TL başvuru olmak üzere toplam 1.230,60 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4.Davacılar tarafından yapılan toplam 15,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 8,00 TL sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5.Davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesaplanan4.560,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6.Reddolunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesaplanan 3.360,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine 15.06.2010 tarihli oturumda oybirliği ile karar verildi.