Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2826 E. 2010/6017 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2826
KARAR NO : 2010/6017
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işveren nezdinde 14.02.2003-09.03.2004 tarihleri arasında çalışmış olduğunun ve 8.500.00 TL işçilik alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı şirkete ait … yerinde 14.02.2003-09.03.2004 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen 8,5 aylık hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı şirkete ait 2.7141.01.1005248.015.01-13 sicil numaralı dosyada işlem gören … yerinde 14/02/2003 – 09/03/2004 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 21.10.2003 tarihinde … AŞ unvanlı (27667) sicil nolu … yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 20.10.2003 tarihinde Kurum’a verildiği, 09.03.2004 tarihinde davacının işten çıkışı hizmet cetvelinde görüldüğü,davalı işverene ait işyerinde 2003/3.döneminde 71 gün, 2004/1. döneminde 69 gün çalışmasının Kurum’a bildirildiği, tesbiti talep edilen dönem ile çakışan Yılmaz Kip’e ait 0022275.15 sicil sayılı işyerinde 08.01.2003-21.02.2003 tarihleri arasında 43 gün çalışmasının bulunduğu,dönem bordrolarının davalı Kurum’dan istenmediği, 2003/10-2004/3. aylara ilişkin ücret bordroları geldiği,bordroların imzalı olduğu,davacının hizmet cetvelinde görülen kadar çalışmasının olduğu, davalı işverene ait 27667 sicil sayılı tekel malları satışı işyerinin 10.11.1997 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, halen faal olduğu,mahkemece gerekçeli kararda belirtilen sevk irsaliyeleri ile takometre belgelerinin dosya arasında olmadığı, davacının 13.03.2001—21.11.2001 tarihleri arasında askerlik yaptığı,18.08.2003 tarihinde D Sınıfı çekici ehliyeti verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kurum’a verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya … ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan,davacının 18.08.2003 ehliyet alma tarihinden önce davalı işyerinde ne … yaptığı tesbit edilmeden , takoğraf belgeleri ve sevk irsaliyeleri dosya arasına getirtilmeden, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu … yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olmayan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan ,davacının çalışmalarının Kurum’a bildirildiği süreler yönünden hukuki yararı bulunmadığı dikkate alınmaksızın Kurum’a bildirilen süreler yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu dönemleri de kapsar şekilde tesbit kararı verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, davacının tesbitine karar verilen dönem içerisinde 08.01.2003-21.02.2003 tarihleri arasında 43 gün başka işyerinde çalıştığı sürelerin dışlanmaması yanlıştır.
Yapılacak …; başka işyeri çalışmasının olduğu 08.01.2003-21.02.2003 tarihleri arasındaki 43 günlük süreyi dışlamak,ehliyetin verildiği 18.08.2003 tarihinden önce davacının davalı işverene ait işyerinde ne … yaptığını sormak,gerekçeli kararda belirtilen sevk irsaliyeleri ve takoğraf belgelerini getirtmek,kuruma bildirilen süreler yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar vermek,komşu işyeri tanığı olduğunu beyan eden tanıkların işyerleri ile davalıya ait işyerinin komşu işyeri olup olmadığını araştırmak, uyuşmazlık konusu döneme ait S.G.K.’na verilen tüm dönem bordroları yöntemince dosyaya eklenerek bu dönem bordrolarında kayıtlı ve tesbiti talep edilen dönemlerde davacı ile birlikte çalışan tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Gıda İth. Mad. San. Tic. AŞ.’ye iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.