Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/287 E. 2011/1088 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/287
KARAR NO : 2011/1088
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin sigortalı işe başlamadan evvel malul sayılmayı gerektirecek derecede sakat olmadığının tesbitine,14.3.1993 tarihi ile vefat tarihi olan 251.2000 tarihleri arasında kendisine ödenmesi gereken malullük aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar, murisleri olan ….’ın sigortalı olmadan önce malul olmayı gerektirecek derecede sakat olmadığının ve tahsis talebinde bulunduğu 14.4.1993 tarihini takip eden aybaşı olan l.5.l993 tarihinden ölüm tarihi olan 25.1.2000 tarihine kadar ödenmesi gereken maluliyet aylıklarının hak edildiği tarihlerden itibaren işletilecek faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tesbitini istemişlerdir
Mahkemece davacılar murisinin sigortalı olmadan önce malul olmayı gerektirecek derecede sakat olmadığının tespiti ile 1993-2000 tarihleri arasında ödenmesi gereken malullük aylıklarının hak ediş tarihlerinden faizleriyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
Somut olayda, mahkemece ay-gün belirtilmeksizin 1993-2000 tarihleri arası denilmek suretiyle 1993 ve 2000 yıllarındaki hangi aylıkların tahsiline karar verildiği açıkça gösterilmeden infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur . Öte yandan murisin 5.4.l993 tarihinde toplam 1442 gün 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu murisin maluliyet aylığına esas alınan 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının Kasım 1994 ayına ait priminin 23.12.1994 tarihinde ödendiğini bildiren 7.2.1995 tarihli Kurum yazısı ve Kurum kayıtlarına 27.12.1994 tarihinde giren tahsis talep dilekçesi dikkate alınarak, maluliyet aylığının bu ödeme tarihini takip eden aybaşı olan 1.1.1995 tarihinden başlatılması yerine 1993 yılından başlatılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
1- Davanın kısmen kabulü ile davacılar murisinin sigortalı olmadan önce malul olmayı gerektirecek derecede sakat olmadığının tespiti ile 1.1.1995-25.1.2000tarihleri arasında ödenmesi gereken malullük aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren faizleriyle birlikte davalı Kurumdan alınarak miras hisselerine göre davacılara verilmesine
2-Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılar tarafından yatırılan 28,00 Tl harç giderinin karar kesinleştiğinde istem halinde davacılara iadesine
3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kısmen red nedeniyle aynı Tarife uyarınca 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 9,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre taktiren 5.00 TL’nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine kalanın davacılar üzerine bırakılmasına ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 14.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.