YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2893
KARAR NO : 2011/5045
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma gelen davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir .
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı sigortalının 28.1.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli işgöremez duruma geldiği ve bakıma muhtaç olduğunun SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünce belirlenip, 21.6.2007 tarihli kararla geriye doğru 2.6.2006 tarihi itibariyle sürekli işgöremezlik geliri bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının başkasının yardımına muhtaç olması nedeniyle asgari ücretle bakıcı gideri hesaplanması doğru ise de, bakıcı giderinin asgari ücretin bürütü yerine netinden hesaplanması hatalı olduğu gibi bakıcı gideri dahil davacının tüm maddi zararı belirlendikten sonra koşulları var ise Borçlar Kanununun 43-44. maddelerine göre indirim yapılması gerekirken sigortalının davalı işverenin % 70, işveren işçinin % 15 kusuru sonucu bakıma muhtaç olacak biçimde % 100 sürekli iş göremez duruma geldiği, hiç kimsenin başkasının kusuru sonucu oluşan zararı ayrıca bakım gideri sarfetmek ve bakım işlerini aile fertlerine yaptırmak suretiyle karşılamak durumunda bulunmadığı, davalının kusuru sonucu oluşan zararı sorumlu olduğu oranda karşılamakla yükümlü olduğu düşünülmeksizin bakıcı zararından MK.151. maddesi gereğince aile fertlerinin müzaheret yükümü bulunduğu, başkasının bakımına muhtaç olan sigortalının gelirinden bakımı için pay ayırması gerektiğinden bahisle bakıcı zararından Borçlar Kanununun 43.-44. maddesi gereğince % 50 oranında indirim yapılmak suretiyle maddi zarar hesabı yapan 5.10.2009 tarihli bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınmış olması hatalı ise de karar davacı tarafca temyiz edilmediğinden bu yön bozma nedeni yapılmamış, hataya değinilmekle yetinilmiştir.
Olay tarihinde ve sürekli işgöremezlik gelirinin bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 20. maddesine göre sürekli kısmi veya sürekli tam iş göremez durumundaki sigortalının, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olması halinde bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirinin % 50 artırılacağı bildirilmiştir.
Davacının bakıma muhtaç olduğuna ilişkin Kurum kararı bulunmakta ise de gerek aylık bağlama kararlarında gerekse bağlanan aylığın en son peşin sermaye değerinin bildirildiği SGK yazılarında bağlanan gelirin bakıma muhtaçlık nedeniyle % 50 artırıldığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; SGK’na müzekkere yazılarak bağlanan gelirin % 50 artırımlı olarak bağlanıp bağlanmadığını sormak, % 50 artırımlı bağlandığının bildirilmesi halinde şimdiki gibi karar vermek, % 50 artırımlı bağlanmadığının anlaşılması halinde % 50 artırımlı olarak bağlanacak gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sorup, davacının ücretinin arttığı bilinen devrenin değiştiği de gözetilerek en yakın tarihteki ücreti belirlenip, bilirkişiden yeniden hesap raporu alınıp, davacının hesaplanacak gerçek zararından SGK’ca % 50 artırımlı olarak bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşüp davacının karşılanmayan zararını bularak davacının 29.12.2009 tarihli kararı temyiz etmediği de gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 2.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.