Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2897 E. 2011/3520 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2897
KARAR NO : 2011/3520
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, 19.11.2009 tarihli hesap bilirkişisi raporunda tanıkların beyan ettiği ücrete göre yapılan maddi tazminat hesabı mahkemece hükme esas alınmıştır. Davacı, dava dilekçesinde, kaza tarihindeki ücretinin günlük net 50,00.-TL olduğunu iddia etmiştir. Dosyaya ücret bordroları ibraz edilmemiş, davacının hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna asgari ücret üzerinden bildirilmiştir. Ayrıca, mahkemece dinlenen tanıklar, davacının kaza tarihindeki son ücretinin günlük 50,00.-TL olduğunu beyan etmişlerdir. … Ticaret ve Sanayi Odası 27.11.2007 tarihli cevabi yazısında, taş ustalarının genellikle günlük yevmiye ve yapmış olduğu işin metre karesi bazında çalıştığını, ancak maaş olarak çalışanların da asgari ücret bazında çalıştığını bildirmiştir. 01.12.1978 tarihinde doğan davacı, 27.12.2005 tarihinde davalıya ait işyerine taş duvar ustası olarak girmiş olup, dava konusu iş kazası ise, 24.02.2006 tarihinde meydana gelmiştir. Davacının, olay tarihi olan 24.02.2006 tarihinde günlük net 50,00.-TL ücret ile yani asgari ücretin 4,191 katı ücret ile çalışması hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun olmadığı gibi, davacının taş duvar ustası olduğu, taş duvar ustasının da asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği de ortadadır. Ayrıca, … Ticaret ve Sanayi Odasının da, davacının yaptığı işe göre emsal ücretini belirleyecek bir meslek örgütü olmadığı da açıktır.
Yapılacak iş, davacının yaşı, eğitim durumu, mesleki kıdemi ve yaptığı iş belirtilerek ilgili meslek odasından olay tarihinden müzekkerenin yazıldığı tarihe kadar emsal işçinin alabileceği aylık net ücreti her yıl için ayrı ayrı sormak, ilgili meslek kuruluşu tarafından bildirilen ücret esas alınarak maddi tazminatı yeniden hesaplamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.