YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3034
KARAR NO : 2011/3779
KARAR TARİHİ : 21.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacılar murisinin ön muhasebe elamanı olarak çalıştığı işyerinde gasp amacıyla işyerine gelen 3 kişi tarafından boğularak öldürüldüğü,Kurum müfettişinin 24.03.2006 tarihli raporu gereğince olayın iş kazası olarak kabul edildiği, tazminat davasında mahkemece kusur incelemesi yapılmadan alınan hesap raporuna göre karar verildiği anlaşılmaktadır.
İşverenin, tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesi; İş Kanunun 77. ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde alınıp alınmadığının saptanması ile mümkündür.Bu yön ise, başka bir anlatımla,işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranının, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile, tesbit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa, mahkemenin davalının tehlike sorumluluğu nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği, iş müfettişinin raporuna göre işverenin kusursuz olduğu gözetilerek kaçınılmazlık nedeniyle hesap bilirkişisi tarafından yapılan %50 indirimin yerinde olduğu gerekçesiyle kusur raporu almadan karar verdiği açık-seçiktir.
Yapılacak iş, işci sağlığı işgüvenliği konularında uzman bilirkişilerden,İş Kanununun 77.ve Yönetmelik hükümleri gözönünde tutularak yöntemince rapor almak, alınan raporu, mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.