Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3053 E. 2011/3306 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3053
KARAR NO : 2011/3306
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Mayıs 1995- Nisan 2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işyerinde 1995 Mayıs- 2004 Nisan tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
5510 sayılı Yasanın 86/a maddesinde, “aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonunda başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı,” belirtilmiştir. Sigortalının mevsimlik olarak her yıl üst üste çalışması halinde ise mevsim dışı dönemlerde başka bir işyerinde çalışmasının bulunmasının çalışmanın kesintiye uğradığı anlamını taşımadığı Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı Belediyede mevsimlik işçi olarak çalıştığı, davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde davacının 1998 yılında 180 gün, 1999 yılında 120 gün, 2000 yılında 150 gün, 2002 yılında 208 gün, 2003 yılında 130 gün çalışmasının bildirildiğini beyan ettiği davacının l.ll.l995 tarihinde işe girdiğine ilişkin başka bir işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunduğu davacının 15.3.1998, 15.8.1999, 15.5.2000, 17.5.2002, 2.5.2003 tarihli işe giriş bildirgelerinin davalı işveren tarafından Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü süre dolmayacağı gibi, belge verilmemiş dahi olsa davacının istemin 2004/ Nisan ayına kadar bulunmasına göre, hizmetin geçtiği yılın sonu olan 31.12.2004 tarihinden itibaren beş yıllık sürenin 31.12.2009 tarihinde sona ereceği davacının ise davasını 4.9.2009 tarihinde açtığı bu durumda hak düşürücü sürenin dolmayacağı dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece işin esasına girilerek, Yargıtay’ın hizmet tespitine ilişkin içtihatları göz önünde bulundurulup, tüm deliller toplanarak davalıya ait işyerinin resmi kurum olduğuda dikkate alınarak mevsimlik çalışmanın fiilen her yıl üst üste yapılıp yapılmadığı da belirlenerek çıkacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.