Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3147 E. 2011/4032 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3147
KARAR NO : 2011/4032
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.12.1984 ve 17.12.1984 tarihleri arasında 2 günlük hizmetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan … Kurumu vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1984 olduğunun ve 1.12.1984 ve 17.12.1984 tarihli işe giriş bildirgeleri uyarınca 2 günlük çalışma sürelerinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 17.12.1984 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 17.12.1984 olduğunun tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir.Aynı zamanda o kimsenin yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Dosya içeriğinden, davacının davalı … adına tescilli … sicil olu işyerinden 17.12.1984 tarihli, yine aynı işveren adına kayıtlı … sigorta sicil nolu işyerinden 1.12. 1984 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, işe giriş bildirgelerinin usulüne uygun olarak Kuruma intikal ettirildiği, Mahkemece davalı işverenin imzasını kabul ettiği 17.12.1984 tarihli giriş bildirgesine üstünlük tanınarak davacının sigortalılık başlangıcının 17.12.1984 olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda … sicil nolu iş yerinden 1.12.1984 tarihi itibariyle bildirimi yapılan bordro tanığı … davacı ile birlikte 1984 yılında davalıya ait inşaat iş yerinde birlikte çalıştıklarını bildirerek 1.12.1984 tarihli giriş bildirgesini doğrulamıştır.Ancak davalı işverenin bu bildirgedeki imzanın kendisine ait olmadığı, 17.12.1984 tarihli bildirgedeki imzanın kendisine ait olduğu yolundaki beyanı esas alınarak 17.12.1984 tarihi sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmişsede her iki bildirgedeki imzanında benzer olduğu görülmektedir..
Yapılacak iş; davalı işveren adına kayıtlı … ve … sicil sayılı iş yerlerine ilişkin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordroları getirtilerek ,bildirimi ve çalışması bulunan yeni bordro tanıkları dinlenerek davacının çalışmasının hiç bir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tesbit olunmalı ,bordro tanıklarının ifadeleri ile yetinilmemesi yada bordro tanıklarının adresine ulaşılamaması durumunda zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, Belediyeden ve Vergi Dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.