Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3330 E. 2010/9457 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3330
KARAR NO : 2010/9457
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 28.000.00TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalı vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat …..ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Müdahiller adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 18.10.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 32,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının hesaplanan zararından Borçlar Kanununun 43.maddesi gereğince % 15oranında indirim yapılmak suretiyle maddi tazminatta tavan zararı belirledikten sonra istemle bağlı olarak maddi tazminata ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ne var ki maddi tazminatın belirlenmesi sırasında, tarafların hal ve mevkiine, kusur oranlarına, olayın oluşuna ve olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte tazminatın miktarına göre; olayda, Borçlar Kanununun 43. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddeye dayanılarak tazminattan indirim yapılmak suretiyle sigortalının tavan zararının belirlenmesi isabetsizdir. Kabul ve uygulamaya göre de Sosyal Güvenlik Kurumu ve işverence yapılan tüm ödemeler indirilip sigortalının alabileceği tazminat miktarı belirlendikten sonra koşulları varsa Borçlar Kanununun 43-44 maddeleri gereğince indirime gidilmek gerekirken önce takdiri indirim sonra Sosyal Güvenlik Kurumu ve işverence yapılan ödemelerin indirilerek sıralama hatası sonucu maddi tazminatın noksan belirlenmesi de hatalı olmuştur.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin silinmesini yerine;
“1-Maddi tazminat talebinin kabulüne, maluliyetin % 32 olduğu, kazanç kaybının 88.454,40 TL olduğu, davalının % 50 kusurlu olduğu, % 50 kaçınılmazlık olduğu gözetilerek, kaçınılmazlıktan takdiren % 40 hakkaniyet indirimi yapılıp davalı kusuruna eklendiğinde kusurlu kazanç kaybının 70.763,52 TL olduğu, SGK geçici iş göremezlik ödeneği 9.602,59 TL ve TTK hastalık yardımı 5.592,97 TL düşüldüğünde kalan 55.567.95 TL olmakla birlikte taleple bağlı kalınarak, 12.000,00 TL maddi tazminatın 18.10.2001 kaza tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı yararına takdir edilen 750.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.