Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3342 E. 2011/3795 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3342
KARAR NO : 2011/3795
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Davacı, doğum borçlanması talebinin kabulü ile emeklilik aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 5510 sayılı Kanunun 41/l-a maddesi gereğince 09.06.1978 ve 04.03.1981 tarihlerinde yaptığı doğumlar nedeniyle doğuma dayalı borçlanma yapabileceğinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile,davacının 1978 tarihinde doğan oğlu nedeniyle 09.06.1978-09.06.1980 tarihleri arasında olan süre için doğum borçlanması talebinin kabulüne, 1981 tarihinde doğan çocuk sebebiyle yapmış olduğu doğum borçlanması talebinin reddine karar verilmiş, yaşlılık aylığı talebi ile ilgili bir karar verilmemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1977 yılında 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 1977/1-1977/4.dönem arası 140 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, 1.1.1994-31.12.1994 ve 1.1.1995-31.7.2003 tarihleri arasında 1110 gün 506 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğu, 09.06.1978 ve 04.03.1981 tarihlerinde iki defa doğum yaptığı, 5510 sayılı Yasa ile getirilen hükümden yararlanmak için başvuruda bulunduğu, Kurumun davacının istemini reddettiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın “sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41/1-a maddesinde, Bu kanuna göre sigortalı sayılanların; Kanunları gereği verilen ücretli doğum ya da analık izni süreleri ile 4.maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82.maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenerek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır…” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, ilk kez 506 sayılı Yasa kapsamında 1977 yılında zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının 09.06.1978 ve 04.03.1981 tarihinde gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle, ancak doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarının dışında, başkaca bir şart aranmaksızın borçlanma hakkına sahip olduğu, ilgili maddede, doğumun çalıştığı işyerinden ayrıldıktan sonra 300 gün süre içinde gerçekleşmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, Kurumun genelgesinin ise Yasanın açık hükmü karşısında hiç bir uygulanırlığının ve bağlayıcılığının bulunmadığı bu nedenle davacının iki çocuğu için de ayrı ayrı iki yıllık süre yönünden doğum borçlanması hakkından yararlanması gerektiğine karar verilmesi gerekirken 04.03.1981 tarihinde yaptığı doğum nedeniyle yaptığı borçlanma isteminin reddine karar verilmesi ayrıca yaşlılık aylığı talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.