YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3510
KARAR NO : 2010/4589
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
Davacı … vekili Avukat … … ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat … aralarındaki tespit davası hakkında Ağrı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 25.11.2008 gün ve 290-462 sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 29.6.2009 gün ve 4554-10039 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
İstek, nitelikçe maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkindir.
İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
Dava, davacının 04.09.1995 ile 05.01.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında esnaf … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 04.10.2000-05.01.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Mahkemenin davacının 30.01.2001-05.01.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tesbitine ilişkin hükmü yerindedir. Ancak, mahkemece, davacının 04.10.2000-30.01.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiş ise de, davacının sigorta şahsi sicil dosyasındaki bilgilerden, 04.10.2000-30.01.2001 tarihleri arasında … sigortalısı olarak kabul edildiği ve Kurum tarafından bu sürelere yönelik olarak bir uyuşmazlık yaratılmadığının anlaşılması karşısında, 04.10.2000-30.01.2001 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, Ağrı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 25.11.2008 gün ve E:2008/290, K:2008/462 sayılı kararı, maddi hata sonucu Dairemizin 29.06.2009 gün ve E:2009/4554, K:2009/10039 sayılı bozma kararı ile gerek davacının özlük dosyasındaki bilgilerden, gerekse davalı Kurum vekilinin beyanlarından, tesbitine karar verilen 04/10/2000-05/01/2007 tarihleri arasındaki sürede davacının Kurum kayıtlarında … sigortalısı olarak görülmekte olduğu ve Kurum tarafından bu sürelere yönelik olarak bir uyuşmazlık yaratılmadığının anlaşılması karşısında, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan maddi hata istemi kabul edilmeli, Dairemizin 29.06.2009 gün ve E:2009/4554, K:2009/10039 sayılı bozma kararının gerekçesi silinerek, mahkemenin 25.11.2008 gün ve E:2008/290, K:2008/462 sayılı kararı yukarıdaki gerekçe ile bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının maddi hata isteminin kabulüyle, Dairemizin 29.06.2009 gün ve E:2009/4554, K:2009/10039 sayılı bozma kararının gerekçesinin silinerek yerine ;
“1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 04.09.1995 ile 05.01.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında esnaf … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 04.10.2000-05.01.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Mahkemenin davacının 30.01.2001-05.01.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tesbitine ilişkin hükmü yerindedir. Ancak, mahkemece, davacının 04.10.2000-30.01.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiş ise de, davacının sigorta şahsi sicil dosyasındaki bilgilerden, 04.10.2000-30.01.2001 tarihleri arasında … sigortalısı olarak kabul edildiği ve Kurum tarafından bu sürelere yönelik olarak bir uyuşmazlık yaratılmadığının anlaşılması karşısında, 04.10.2000-30.01.2001 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, Dairemiz kararının bu şekilde düzeltilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.