YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/355
KARAR NO : 2011/508
KARAR TARİHİ : 26.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, …, … ve … sicil numaralarının murisleri …’e ait olduğunun tespitiyle çalışmalarının … sigorta sicil numarasıyla birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava “…”, “…”, “…” sicil numaraları ile Kuruma kayıtlı … ile “…” ve “…” sicil numaraları ile Kuruma kayıtlı …’in davacıların eşi ve babası olan … olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davalı Kurum aleyhine açılan davanın kabulü ile “…”, “…”, “…” sigorta sicil numarası ile Kuruma kayıtlı … ile “…” ve “…” sigorta sicil numaraları ile Kuruma kayıtlı …’in aynı kişiler olduğunun tespitine ve sigorta sicil numaralarının “…” sigorta sicil numarasında birleştirilmesine karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Gerçekten, davacıların murislerine ait olduğunu iddia ettikleri “…”, “…”, “…” sigorta sicil numarasında kayıtlı şahıs ile “…” ve “…” sigorta sicil numaralarında kayıtlı kişinin soyadları farklıdır. Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için olabildiğince araştırma yapılması gerektiği açıktır. Kişilerin Sosyal güvenliği Anayasal bir hak olup güvence altında bulunduğu, bu tür aidiyet davalarında da hizmetin gerçekten davacıya ait olup olmadığının tespitinin çok önemli olduğu açıktır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıların eşi ve babası olan Trabzon ili Düzköy ilçesi Yeni Mahalle nüfusuna kayıtlı, … TC Kimlik Numaralı Mehmet ve Hatice oğlu Akçaabat 05/01/1933 doğumlu …’in 01/02/1985 tarihinde öldüğü, “…”, “…”, “…” sigorta sicil numaralarının Mehmet oğlu, 05/01/1933 Akçaabat doğumlu …’a ait olduğu, “…” ve “…” sigorta sicil numaralarının ise Mehmet oğlu, 05/01/1933 Akçaabat doğumlu …’e ait olduğu, Akçaabat Askerlik Şubesi Başkanlığının yazısına göre …’ın askerlik hizmetini yaptığı ancak …’er’in kaydına rastlanılmadığı, kolluk tarafından yapılan araştırma sonucunda düzenlenen 03/06/2009 tarihli tutanağa göre … isminde bir kişinin bulunmadığı ve bu kişinin … olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davacıların iddiasına ve kolluk tarafından tanzim edilen tutanak içeriğine göre Trabzon ili Akçaabat ilçesinde 1959 yılında Kaymakamlık tarafından yapılan nüfus yazımı ve düzeltme işlemleri sonucunda davacıların eşi ve babası olan …’in soyadında karışıklık meydana geldiği ve 1980 yılına kadar Ocak daha sonra Küçüker soyadını kullandığı belirtildiğinden bu hususu ilgili Nüfus Müdürlüğü ile Akçaabat Kaymakamlığından sormak, Nüfus Müdürlüğünden hatalı kayıt olduğu iddia edilen Mehmet oğlu, 05/01/1933 Akçaabat doğumlu … isminde bir kişi olup olmadığını ve davacıların murisi …’e Ocak soyadı ile nüfus cüzdanı verilip verilmediğini sormak, kolluk tarafından tanzim edilen 03/06/2009 tarihli tutanağa göre nüfus kayıtlarındaki karışıklığın muhtarlık kayıtlarından anlaşıldığı belirtildiğinden bu hususu ilgili Muhtarlığa sorararak kayıt ve belge örneklerini getirtmek, Kurumdan davacının sigortalı hizmet cetvelleri ile çalıştığı dönemlere ilişkin dönem bordrolarını getirterek davacının farklı işyerlerindeki çalışma sürelerinin aynı tarihlere ait olup olmadığını kontrol ederek bordro tanıklarını dinlemek, gerek görülürse işe giriş bildirgelerindeki imza ve fotoğrafların davacıların murisine ait olup olmadığını saptamak amacıyla bilirkişi incelemesi yapmak, araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.