YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3607
KARAR NO : 2010/12008
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … Ltd.Şti. Ile … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar yakınları olan sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeni ile maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemişlerdir.
Davacıların murisi sigortalı …’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 20, davalı işverenlerin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştiricek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkca gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğide söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş Aysel yararına 18.000,00 TL, çocuklar Yusuf, Emine, Nursima için ayrı ayrı 16.000,00’er TL , anne Emine ve baba Hasan içinde 8.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken fazla manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’ nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, kararı davacıların temyiz etmemesi ve davalının temyiz nedenlerine göre kesinleşen yönler gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
“1-Davacı anne Emine ile baba …’ın maddi tazminat istemlerinin reddine,
2-Çocuklar Yusuf ve Emine’nin maddi tazminat istemlerinin Kurum gelirleri ile karşılandığından reddine,
3-Eş …’ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 41.450,65 TL maddi tazminatın 13.12.2006 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Çocuk Nursima Tanar’ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 70.15 TL maddi tazminatın 13.12.2006 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin Kurum gelirleri ile karşılandığından reddine,
5-Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı eş Aysel için 18.000,00TL, çocuklar Yusuf, Emine ve Nursima için ayrı ayrı 16.000,00’ar TL, anne Emine ve baba Hasan için ayrı ayrı 8.000,00’er TL manevi tazminatın 13.12.2006 olay tarihinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemlerin reddine,
6-Konulan ve kaldırılmamış olan tedbirlerin hükmün icrasına kadar devamına,
7-Alınması gereken 6.670,12 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.950,10 TL’nin indirimi ile kalan 4.720,02 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 1.963,20 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
9- Kabul ve reddedilen miktarlar, nazara alınarak toplam 756,10 TL yargılama giderinden; 657,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
10-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan maddi tazminat üzerinden hesaplanan 4.759,57 TL ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı hesaplanan toplam 9.840,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
11-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, vekil ile temsil edilen davalılar … Ltd. Şti.ile …. yararına, anne Emine ve baba Hasan’ın maddi tazminat istemlerinin reddi nedeni ile toplam 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine, çocukların maddi tazminat istemleri Kurum gelirleri ile karşılandığı için reddedildiğinden, reddedilen maddi tazminat istemleri yönünden davalılar yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
12-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı hesaplanan toplam 6.000,00 TL avukatlık ücretininde davacılardan tahsili ile vekil ile temsil edilen davalılar … Ltd.Şti. ile ….’ye verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 6.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.