YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3879
KARAR NO : 2011/6343
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.9.2000-31.5.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.09.2000-31.03.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın reddine,davacının davalı ….. Faks Tamir ve Servis Hizmetleri Tic.Ltd.Şti.işyerinde 04.06.2002-26.10.2004 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 26.10.2004 tarihinde …. nolu ….. Faks Tamir ve Servis Hizmetleri Tic.Ltd.Şti.işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 25.10.2004 tarihinde kuruma verildiği, davalı 1046814 nolu işyerinde 26.10.2004-01.02.2005 arası çalışmalarının tam bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Somut olayda, davalı işverenlere karşı benzer nitelikte 3 ayrı dava açıldığı,bu dava dosyalarının yargılamalarının birlikte yürütüldüğü, davalı işyerlerine ait dönem bordrolarının bu dava dosyasında bulunmadığı görülmektedir.Mahkemece temyiz incelemesi sırasında denetime olanak tanınması açısından davalı işyerlerine ait dönem bordroları dosyaya getirtilmeden ve davalılar arasındaki hukuki ve fiili ilişki irdelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davalılar arasındaki hukuki ilişkiyi irdelemek, işyerlerine ait dönem bordrolarını getirtmek,işyerlerinin Yasa kapsamına alınış ve çıkarılış tarihlerini araştırmak, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenleri tesbit edip beyanlarına başvurmak,daha önce dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadığını denetlemek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.