YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4051
KARAR NO : 2010/4910
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı vekilinin bozmadan önce 22.05.2008 tarihli hesap bilirkişisinin raporu üzerine hesap edilen miktar üzerinden davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini artırdığı, bozmadan sonra ise yeniden alınan hesap raporunda davacının maddi zararının bir kısmının davacı tarafından önceden bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinin zararın bir kısmını karşılaması nedeniyle azaldığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davacının maddi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 8. bendinin silinerek, yerine “ 8-Davacının reddedilen maddi tazminat talebi, davacı tarafından önceden bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinin zararın bir kısmını karşılaması nedeniyle red olunduğundan davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Harç
Davacı Davalı
17.15TL O.H. 1.459.50TL O.H.
17.15TL P.H. 700.00TL P.H.
00.00. 759.50TL Kalan
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı vekilinin bozmadan önce 22.05.2008 tarihli hesap bilirkişisinin raporu üzerine hesap edilen miktar üzerinden davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini artırdığı, bozmadan sonra ise yeniden alınan hesap raporunda davacının maddi zararının bir kısmının davacı tarafından önceden bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinin zararın bir kısmını karşılaması nedeniyle azaldığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davacının maddi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 8. bendinin silinerek,yerine “ 8-Davacının reddedilen maddi tazminat talebi, davacı tarafından önceden bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinin zararın bir kısmını karşılaması nedeniyle red olunduğundan davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.